KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/6450 E., 2017/9002 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2017
Karar Metni
254 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
...
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 03.03.2014 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 23.10.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, davalıların murisi ... .. ... Köyü 992 ve 993 parsel sayılı taşınmazlarda tüm murisi evvelleri adına kayıtlı olup da miras yolu ile gelen ve gelmesi gereken bilumum hisselerinin tamamını 17.03.1997 tarihli gayrımenkul satış vaadi sözleşmesi ile davacıya satışını vaad ettiğini ancak tapuların verilmediğini ileri sürerek satışa konu hisselerin tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini istemiştir.
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, gayrımenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davanın dayanağını oluşturan 17.03.1997 tarihli satış vaadi sözleşmesinde satıcı .. ... olup, veraset ilamı dosyada mevcut değildir. .... ... veraset ilamı getirilerek taraf teşkilinin sağlanması gerekir.
Diğer yandan davacı ...'de temyizinde elbirliği maliklerinden ... ... mirasçısı olduğunu ileri sürmüştür.
Dolayısı ile davacı ...'inde tapudaki hissedarlardan hangisinin mirasçısı olduğu, ilgili kişilere ait veraset ilamları getirilerek saptanmak, taraf teşkili sağlandıktan sonra oluşacak duruma göre sonuca gidilmelidir.
Değinilen bu yönler gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/6450, K. 2017/9002, 30 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama