KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/6776 E., 2018/823 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.07.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 07.11.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, kadastral parselin ihyasına yönelik tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili, mülkiyeti davacı tarafa ait 7 adet parselin bulunduğu bölgede ... Büyükşehir Belediyesince yapılan imar uygulaması neticesinde %35 ... kesintisi yapıldığını ve %58 oranında da taşınmazlarda yeşil alan ve yol olarak ayrılmasına karar verildiğinden idarenin zarara uğradığını, yapılan imar uygulamasının idari yargı yerinde iptal edildiğini belirterek oluşan imar parsellerinin tapusunun iptali ile davacı adına tescili ve eski hale iadesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın geri alınması, 6100 sayılı HMK'nun 123. maddesinde "Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir." şeklinde hüküm altına alınmıştır. Madde metninden anlaşıldığı üzere, davacı, davalının muvafakatı ile davayı geri alabilir. Davalının rızasının açık olması gerekir; zımni muvafakat yeterli değildir. Davalı, davacının davayı geri almasına açık bir şekilde muvafakat ederse mahkemece, davanın esası hakkında karar verilmeyip geri alınma ve davalının da buna muvafakat etmesi nedeniyle davanın son bulduğunu belirtmekle yetinmelidir.
Somut olaya gelince; Davacı vekili 20.01.2015 tarihli dilekçesi ile HMK'nun 123. maddesi gereği davayı geri aldığını belirtmiş olup; mahkemece, davacı vekilinin geri alma beyanı doğrultusunda vekilin bu hususta yetkisi bulunup bulunmadığı da araştırılarak, HMK'nun 123. maddesi doğrultusunda davalıların beyanı alındıktan sonra bir karar verilmek üzere hükmün açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/6776, K. 2018/823, 6 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama