KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/6885 E., 2018/770 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
408 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.03.2014 gününde verilen dilekçe ile temliken tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın usulden reddine dair verilen 28.11.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, TMK'nın 725. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin kardeşleriyle birlikte maliki olduğu 2966 parsel sayılı taşınmazın davalıya ait 2965 parsel sayılı taşınmaza taşan bölümünün, TMK 725. maddesi uyarınca tapusunun iptaliyle adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının paydaşı olduğu taşınmazın müşterek mülkiyet hükümlerine tabi olduğunu, davacının tek başına bu davayı açma yetkisinin bulunmadığını, kaldı ki temliken tescil şartlarının oluşmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı ile taşınmazın diğer paydaşları arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan diğer paydaşların muvafakatinin sağlanması için davacıya verilen kesin süre içinde davaya muvafakatin sağlanamadığı gerekçesiyle HMK’nın 114/1-e ve 115/2 maddesi gereğince davanın (sıfat)dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun (13.6.1984 tarih ve 1982/358 Esas, 1984/710 Karar sayılı; yine 26.10.2005 tarih 2005/14-587 Esas, 2005/609 Karar sayılı, 2010/4-4 Esas, 2010/56 Karar sayılı ilamlarında) açıklandığı üzere temliken tescil isteminin söz konusu olduğu hallerde tüm müşterek maliklerin karşılıklı olarak davada yer almaları gereklidir. Taraf teşkili tam olarak yerine getirildikten sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekir.
Dosya içerisindeki tapu kayıtlarına göre TMK 725. maddesine dayalı taşkın inşaat nedeniyle temliken tescile ilişkin davada 2966 parsel sayılı taşınmazda 1/3 pay maliki davacı ... dışında ... ile ...’in 1/3’er payla malik olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, 17.10.2014 tarihli duruşmada davacı dışındaki paydaşların davaya muvafakatini sağlaması için davacı vekiline kesin süre verildiği, verilen kesin sürenin son günü olan 31.10.2014 tarihinde davacı vekilince davaya konu 2966 parsel sayılı taşınmazın davacı dışındaki paydaşlarının isim ve adreslerini bildirir dahili dava dilekçesi sunulduğu, aynı gün mahkeme kalemince, davaya dahil edilmesi istenen ... ile ...’e dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildiren davetiye çıkartıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, işin esasına girilerek tarafların savunma ve delilleri toplanmalı, sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece, yukarıda belirtilen hususlar gözetilmeden yanılgılı gerekçeyle yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/6885, K. 2018/770, 5 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama