KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/8075 E., 2015/8570 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Derinkuyu Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 26/02/2015
- Numarası
- 2014/132-2015/25
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 02.04.2013 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 26.02.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, borçlu ortağın borcundan dolayı İcra İflas Kanununun 121. maddesi uyarınca alınan yetki belgesine dayanılarak açılan ve paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazda ortaklığın satış suretiyle giderilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, 5403 Sayılı Kanunun 8. maddesinde 30.04.2014 tarihli ve 6537 Sayılı Kanunun 4. maddesi ile yapılan değişiklikle alacaklı (davacı) M.. U.. tarafından borçlu H.. B..'nın haczedilen payının doğrudan icra yolu ile satışı istenebileceğinden alacaklının bu parsel yönünden (davacı) İcra ve İflas Kanununun 121. maddesi gereğince yetki alarak ortaklığın giderilmesi davası açmasında hukuki yararı kalmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 5578 Sayılı Kanunla değiştirilen 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 8. maddesi gereğince bölünemez büyüklükteki tarım arazilerinin mirasa konu olmaları ve üzerinde her ne sebeple gerçekleşmiş olursa olsun birlikte mülkiyetin mevcut olması durumunda bu arazilerin ifraz edilemeyeceği, payların 3. şahıslara satılamayacağı, devredilemeyeceği hükmü mevcutken, 5403 Sayılı Kanunun 8. maddesinde 30.04.2014 tarihli ve 6537 Sayılı Kanunun 4. maddesi ile yapılan değişiklikle "Tarım arazileri Bakanlıkça belirlenen büyüklüklerin altında ifraz edilemez, hisselendirilemez,
Hazine taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak üzere pay ve paydaş adedi artırılamaz...." şeklinde düzenlemenin davanın açılma tarihi olan 02.04.2013 gününden sonra yapıldığı bu nedenle davalı tarafın yargılamaya sebebiyet verdiği gerekçesiyle yargılama giderlerinin, harcın ve vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş ise de davada birden fazla davalı taraf olduğu ve yargılama gideri,
vekalet ücreti ve harçtan sadece borçlu olan davalının sorumlu olduğu gözönüne alınarak karar verilmesi gerekirken diğer paydaş aleyhine de hüküm kurulması doğru görülmemiş ise de bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/8075, K. 2015/8570, 7 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama