KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/8280 E., 2017/1038 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2017
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davadan dolayı mahal mahkemesinden verilen hüküm davalı ... ve ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
_ KARAR _
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu 37763 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar ... ile ... temyiz etmişseler de davalı ..., 28.01.2015 havale tarihli temyizden feragat dilekçesi sunmuş; davalı ... ise temyiz harç ve masraflarını mahkeme veznesine yatırmamıştır.
Mahkemece kararı temyiz eden davalı ...'a yönelik HMK.nun 366. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 344. (HUMK.nun m.434/3.fıkrası) maddesi gereğince 7 günlük kesin süre içerisinde temyiz harç ve masraflarının mahkeme veznesine yatırılması, aksi halde temyiz isteminden vazgeçmiş sayılacağı ihtarını içeren muhtıra düzenlenmiş olup; düzenlenen bu muhtıranın davalıya 7201 Sayılı Tebligat Kanununun 21. Maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. Maddesinde "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün olduğunca en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu maddeye göre yapılacak tebligatta tebliğ memurunun izleyeceği yolu gösteren Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 29. maddesi ise;
"1- 21, 22, 23, 25, 26 ve 27'nci maddelerde yazılı kişiler, tebliğ yapılacak olanın geçici olarak başka yere gittiğini belirtirlerse, tebliğ memuru, muhatabın hangi sebeple adresten geçici olarak ayrıldığını, beyanda bulunanın adı ve soyadı ile sıfatını tebliğ tutanağına yazar. Tebliğ tutanağını beyanda bulunana imzalattırır ve tebliğ edilecek evrakı beyanda bulunana verir. Bu kişiler, tebliğ evrakını kabule mecburdurlar.
2- Bu kişilerin beyanlarını imzadan kaçınmaları ve tebliğ evrakını kabul etmemeleri durumunda, tebliğ memuru bu hususu tutanağa yazar, imzalar ve tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti üyesinden birine ya da kolluk amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve teslim ettiği kişinin adresini içeren ihbarnameyi gösterilen adresin kapısına yapıştırır" hükmünü içermektedir.
Somut olayda; muhtıranın davalıya 7201 Sayılı Tebligat Kanununun 21. Maddesine göre tebliğ edildiği ve tebligat şerhinde komşunun ismi belirtilmeksizin "karşı dairesindeki" ifadesine yer verildiği, tebligat şerhine beyanda bulunan ancak imzadan imtina eden komşunun adı ve soyadının yazılmadığı anlaşığından muhtıranın adı geçen davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği sonucuna varılmıştır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/8280, K. 2017/1038, 14 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama