KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/9360 E., 2015/7931 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Eylül 2015
- Mahkemesi
- Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 23/09/2014
- Numarası
- 2013/538-2014/743
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.07.2013 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 23.09.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
KARŞIOY
Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan tazminat isteğine ilişkindir.
Davalı, zamanaşımı def'inde bulunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. Davacılar vekili, müvekkillerinin bağımsız bölümlerinin bulunduğu 687 ada 79 parsel sayılı taşınmaza komşu 80 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bitişik nizam bina yaptıran davalının inşaatı nedeniyle müvekkillerinin taşınmazında kolon çatlakları ve sıva döküntüleri olduğunu, Niğde 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/71 D.İş sayılı dosyası ile zarara ilişkin tespit yaptırdıklarını, zararın 31.05.2005 tespit tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece de bu yönde hüküm kurulmuştur.
6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 5. maddesine göre, Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan zamanaşımı süreleri, eski kanunun hükümlerine tabi olmaya devam eder. Buna göre somut olayda zararın oluştuğu tarih itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanununun 60/1. maddesi uyarınca “Zarar ve ziyan yahut manevi zarar namiyle nakdi bir meblağ tediyesine müteallik dava, mutazarrır olan tarafın zarara ve failine ittılaı tarihinden itibaren bir sene ve her halde zararı müstelzim fiilin vukuundan itibaren on sene mürurundan sonra istima olunmaz.”
Eldeki dava 22.07.2013 tarihinde açılmıştır. Dava konusu zararın 31.05.2005 tarihinde öğrenildiği hususu davacı tarafın kabulündedir.
Davalı taraf 6100 sayılı HMK'nın 127. maddesinde öngörülen süresi içerisinde zamanaşımı def'inde bulunduğundan ve dava tarihi itibari ile kanunda öngörülen bir senelik zamanaşımı süresi geçtiğinden mahkemece zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının doğru olmadığı kanaatindeyim.
Yerel mahkeme kararının yukarıdaki gerekçelerle bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluk kararına katılmıyorum.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/9360, K. 2015/7931, 8 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama