İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/10159 K.2019/288

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.02.2011 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, kal, maddi ve manevi tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 13.03.2014 günlü hükmün…

Esas2016/10159Karar2019/288Tarih14 Ocak 2019Okuma5 dk · 1.002 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2016/10159 E., 2019/288 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Ocak 2019
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.002 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.02.2011 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, kal, maddi ve manevi tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 13.03.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan elatmanın önlenmesi, kal, maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkilinin ..., 316 ada 82 parsel sayılı taşınmazda bulunan 3 numaralı bağımsız bölümün maliki olduğunu, bu binada ayrıca davacının eşine ve annesine ait bir kısım bağımsız bölümlerin bulunduğunu, davalıların 83 parsel sayılı taşınmazda bulunan binada bağımsız bölüm malikleri olduğunu, davalıların binasının 82 parsel sayılı taşınmaza bakan kuzey cephesinde tuğladan örülü kalorifer bacasının bulunduğunu, kış mevsimi boyunca bu bacadan çıkan duman, toz, kül ve partiküllerin katlanılmaz miktarda olduğunu, her yıl binanın dış cephesine bakım yapıldığını, 83 parsel sayılı taşınmazdaki yapının ruhsatının ...

1. İdare Mahkemesinin 2007/861 Esas, 2008/781 Karar sayılı ilamı ile iptal edildiğini, Danıştay 6. Hukuk Dairesinin 2008/7461 Esas, 2010/7509 Karar sayılı ilamı ile onandığını, dava konusu bacanın varlığının komşuluk hukukuna aykırı olduğu iddiasıyla bacanın kal'i suretiyle elatmasının önlenmesine, davacı lehine maddi ve manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

Bir kısım davalılar, dava konusu bacanın standartlara uygun yapıldığını, yüksek kalitede kömür kullanıldığını, kalorifer kazanında duman tutucu bulunduğunu, düzenli bakım ve temizlik yapıldığını, 82 parseldeki binanın kaçak yapıldığını, imar affından yararlanarak davacının ikamet ettiği binanın imara uygun duruma getirildiğini, açılan davanın kötüniyetli olduğunu ve davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece davanın, kısmen kabulüne kısmen reddine, 316 ada 83 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan bacanın kaldırılmasına, bu şekilde vaki tecavüzün önlenmesine, manevi tazminat isteminin kabulüne, maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

Hükmü, davalılar temyiz etmiştir.

1-Somut uyuşmazlıkta, gerekçeli karar hükmü temyiz eden davalılardan ... ve ...'a 06.05.2014, ... ve ...'ye 05.05.2014, ...'e 08.05.2014, ..., ..., ..., ... ve ...'ye 02.05.2014 tarihinde tebliğ edilmiş, hüküm 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 26.05.2014 tarihinde temyiz edilmiştir.

HUMK’nun 432/4. maddesi ve 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince süresi geçirilen temyiz isteminin reddi gerekmiştir.

2- Diğer davalıların temyiz istemine gelince;

TMK m. 683 deki "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir” hükmü ile mülkiyet hakkının kanunla toplum yararına kısıtlanabileceği temel ilke olarak kabul edilmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında, mülkiyet hakkının nasıl korunacağı hükme bağlanmış, 730 ve 737. maddeleriyle de taşınmaz malikinin başkalarına zarar vermesinin önlenmesi hedeflenmiştir.

Yapma, kaçınma, katlanma olarak özetlenebilecek bu sınırlamaların önemli bir bölümü TMK’nun "komşu hakkı" başlığı altında, 737 ile 750. maddelerinde düzenlenmiş, 751 ile 761. maddelerinde de yine malikin yapması ve katlanması gereken hususlar belirtilmiştir.

Elatmanın önlenmesi davası açılabilmesi için kural olarak zararın doğmuş olması gerekir. İleride zarar doğacağından bahisle dava açılamayacağından bu şekilde açılan davalar reddedilmelidir. Ancak, istisnai durumlarda, henüz zarar doğmadığı halde, yakın gelecekte zarar doğacağı pek muhtemel veya muhakkak ise, davacıya zarar tehlikesinin önlenmesi davasını açma hakkı tanınmalı, zararın doğması beklenmemelidir.

Komşuluk hukukundan kaynaklanan elatmanın önlenmesi davalarında davalının kusurlu olması aranmaz. Davalının kusurlu olup olmaması, kasıtlı hareket edip etmemesi, elatmanın önlenmesi davasına etkili değildir. Yeter ki, davalının eylemi ile davacının zararı arasında illiyet bağı bulunsun. Davalının hiçbir kusuru olmasa dahi, elatmanın önlenmesine, eski hale getirme ve tazminata hükmedilebilir.

Kural olarak davacının zararının doğmaması için bir önlem almaması da elatmanın önlenmesi davasını etkilemez.

Mahkemece yapılacak araştırmalarda somut olayın özelliği, komşu taşınmazların yerleri, nitelikleri, konumları, kullanma amaçları göz önünde tutularak, normal bir insanın hoşgörü ve tahammül sınırlarını aşan bir elatmanın bulunup bulunmadığı tespit edilmelidir.

Davacının sübjektif ve aşırı duyarlılığı ile değil, objektif her normal insanın duyarlılığına göre elatmaya katlanıp katlanamayacağı araştırılmalı; sonuçta katlanılabilir, hoşgörü sınırlarını aşan bir zarar veya elatmanın varlığı tespit edildiği takdirde mülkiyet hakkının taşkın olarak kullanıldığı sonucuna varılmalıdır.

Taşkın kullanma belirlendiği takdirde elatmanın tamamen ortadan kaldırması veya tahammül sınırları içerisine çekilebilmesi için ne gibi önlemlerin alınması gerektiği bilirkişiler aracılığı ile tespit edilerek, tarafların yarar ve çıkar dengeleri gözetilerek bunların en uygununa karar verilmelidir.

Diğer taraftan, davalının kendi taşınmazı üzerine yaptığı yapının ruhsatsız olduğu, imara aykırı bulunduğu ileri sürülüp, TMK’nun 737. maddesi uyarınca yıkım ve eski hale getirme istenemez. Yapının imara aykırı olması yanında bir zararın doğması da şarttır. Salt imara aykırılık, idari mercileri ve idare mahkemelerini ilgilendiren bir husustur. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme sonucunda davalının kendi taşınmazı içerisine yapmış olduğu yapı nedeniyle bir zararın doğmuş olduğu belirlendiği takdirde davanın kabulüne, aksi halde reddine karar verilmelidir.

Bu ilkeler ışığında somut olaya gelince; mahkemece davalılara ait bacanın komşuluk hukuku ilkelerine aykırılık oluşturup oluşturmadığı yönünden dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde keşif yapılmış, bilirkişiler inşaat mühendisi, çevre mühendisi ve hukukçu tarafından ibraz edilen 19/12/2011 tarihli ayrıntılı rapor ile dava konusu bacanın ve kalorifer kazanının durumu, konumu belirlenmiş, çevreye daha az zarar verebilmesi için alınması gerekli olan önlemler bildirilmiştir.

24.04.2012 tarihinde makine mühendisi refakatiyle yapılan keşif sonucunda, dosyaya sunulan 03.05.2012 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu tuğladan örülü bacanın kullanılmadığı, dava konusu bacanın karşı yönünde davalıların binasının güney cephesinde çelik bacanın yapıldığı tespit edilmiştir.

Mahkemece 2 inşaat bilirkişi ve fen bilirkişisi refakatiyle yapılan 17.05.2013 tarihli 3. keşifte yıkılması istenen bacanın aynı yerde durduğu ve yeni bacaya bağlı ... dairesinin yaptırılmış olduğu gözlemlenmiş, dosyaya ibraz edilen 28.05.2013 tarihli fen bilirkişisi raporunda, dava konusu bacanın davacının parselinin sınırına 1,95 m uzaklıkta bulunduğu tespit edilmiştir.

Mahkemece bacanın imara aykırı olması nedeniyle kaldırılmasına, mevcut tecavüzün önlenmesine karar verilmiştir. Bu tür davalarda binanın ruhsatlı olup olmadığı dikkate alınmaz, davacıya zarar verip vermediği araştırılmalıdır. Yapılan yargılamada davalıların bacasının davacıya zarar verdiği tespit edilmiştir. Yargılama sırasında davalılarca binalarının diğer cephesinde çelik baca yapılmış, davalıların dava konusu tuğla bacayı kullanmadıkları saptanmıştır.

Bu durumda dava konusuz kaldığından talep hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; bir kısım davalıların temyiz dilekçesinin reddine, 2. bent uyarınca diğer davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.01.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/10159, K. 2019/288, 14 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/10159
Karar No
2019/288
Tarih
14 Ocak 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/10160 K.2019/367
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/10160 K.2019/357
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2016/10168 K.2019/395
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2016/10174 K.2019/676
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/10175 K.2019/380
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/10178 K.2019/779

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.