İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/10168 K.2018/9436

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.12.2011 gününde verilen dilekçe ile inançlı işleme ve muvazaa iddiasına dayalı ... iptali ve tescil ya da tazminat; birleştirilen davada 16.02.2012 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil…

Esas2016/10168Karar2018/9436Tarih25 Aralık 2018Okuma5 dk · 1.040 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2016/10168 E., 2018/9436 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Aralık 2018
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.040 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.12.2011 gününde verilen dilekçe ile inançlı işleme ve muvazaa iddiasına dayalı ... iptali ve tescil ya da tazminat; birleştirilen davada 16.02.2012 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davada ... iptali ve tescil isteminin reddine, tazminat isteminin kısmen kabulüne; birleştirilen davanın kısmen kabulüne dair verilen 26.05.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı-birleştirilen davada davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Asıl dava, inançlı işleme ve muvazaa iddiasına dayalı ... iptali ve tescil ya da tazminat; birleştirilen dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.

Davacı vekili, dava konusu 471 ada 1 parselde kain taşınmaz üzerinde bulunan A8 Blok 60 No'lu mesken vasfındaki bağımsız bölümün müvekkili adına kayıtlı iken müvekkilinin, nakit paraya ihtiyaç duyması nedeniyle, dava dışı ... 'ın yönlendirmesiyle davalı ... ile aralarında yaptıkları adi yazılı (tarihsiz) sözleşme ile 04/10/2011 tarihinde adı geçen davalıya devrettiğini, sözleşmeye göre davalı ...'nin 32.210,00TL'yi 05.03.2012 tarihinde müvekkiline ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, ayrıca ...'nin babası ...'nin iki adet senet imzalayıp müvekkiline verdiğini,

ancak davalı ...'nin sözleşmede belirlenen bedeli ödemediği gibi taşınmazı devraldıktan sonra ortadan kaybolduğunu, bu dönemde taşınmazı muvazaalı olarak 14.10.2011 tarihinde davalı ...'a devrettiğini öğrendiklerini ve davalılar hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını ileri sürerek dava konusu taşınmazın davalı ... adına olan ... kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini, olmadığı taktirde taşınmazın değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.

Davalı ..., ...'nde ikamet ettiğini, şarküteri işletmeciliği yaptığını ve çevrede bilinen bir kişi olduğunu, dava konusu taşınmazın bedelinin peşin ödenmek koşuluyla ve acil ihtiyaç nedeniyle satıldığını öğrendiğini ve alıcı olduğunu, ... kayıtlarını tetkik ettiğinde üzerinde ipotek veya haciz bulunmadığını öğrendiğini ve bunun üzerine bedelini peşin ödeyerek taşınmazı satın aldığını, iyi niyetli 3. kişi olduğunu ve ... siciline güvenerek yeri aldığını, davacının diğer davalıya karşı husumet yöneltmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Birleştirilen davasında ise, davalı ...'ün kendisine ait taşınmazı haksız olarak işgal ettiğini, kira kontratı olmadığı halde herhangi bir bedel de ödemeksizin daireyi kullandığını ileri sürerek davalının müdahalesinin önlenmesini ve dairenin boş olarak kendisine teslimini, şimdilik 4.000,00TL ecrimisil bedelinin 14.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Mahkemece, asıl davada ... iptali ve tescil isteminin reddine, tazminat isteminin kısmen kabulü ile 127.790,00TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine; birleştirilen davada elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne, ecrimisil isteminin kısmen kabulü ile 3.050,00TL'nin dönemsel olarak hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Hükmü, davacı-birleştirilen davada davalı vekili temyiz etmiştir.

HMK'nun 27. maddesi hükmü uyarınca, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Hukuki dinlenilme hakkı, Anayasının 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının en önemli unsurudur.

Öte yandan, 7201 Tebligat Kanununda 6099 sayılı Kanun ile yapılan ve 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." (m. 10)

Tebligat Kanununun değişik 21/2. maddesi gereğince; "Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır."

Aynı Kanunun 35. maddesi gereğince; “Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır.” (m. 35/1)

"Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır." (m. 35/2)

Somut olaya gelince; davalı ...'nin dava dilekçesinde bildirilen "... Mah. ... Sok.

No:3/6 .../..." adresine çıkartılan dava dilekçesi ekli duruşma gününü bildirir tebligatın, muhatabın adresten ayrıldığından bahisle bila tebliğ iade dönmesi üzerine mahkemece, aynı adrese birden fazla kez tebligat çıkarılmış ise de bu tebligatların da adı geçen davalının adreste tanınmadığı belirtilerek bila tebliğ iade edildiği, son olarak mahkemece tebligat evrakı üzerine, belirtilen adresin davalının adres kayıt sisteminde yer alan adresi olduğu şerh düşüldüğünden posta memurunca aynı adrese Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre tebliğ yapıldığı anlaşılmıştır.

Ancak UYAP üzerinden yapılan kontrolde, davalı ...'nin adres kayıt sisteminde yer alan adresinin "... Mah.... Sok. No:13 İç Kapı No:6 .../..." olduğu ve yargılama sırasında davalının bu adresine herhangi bir tebligat yapılmadığı anlaşıldığından adı geçen davalıya yapılan tüm tebligatlar usulsüz olup davada taraf teşkili sağlanmamıştır.

Bu durumda, davalı ...'ye 7201 sayılı Tebligat Kanununu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde dava dilekçesinin tebliği sağlanarak savunma ve delilleri toplandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan ve 6100 sayılı HMK'nun 27. maddesi uyarınca hukuki dinlenme hakkı ihlal edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.

Öte yandan, 6100 Sayılı HMK'nın 336. maddesine göre adli yardım talebinin, asıl talep veya işin karara bağlanacağı mahkemeden; icra ve iflas takiplerinde ise takibin yapılacağı yerdeki icra mahkemesinden isteneceği, kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebinin ise bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya yapılacağı düzenlenmiştir.

Aynı Kanunun adli yardım talebinin incelenmesi başlıklı 337. maddesinde mahkemenin, adli yardım talebi hakkında duruşma yapmaksızın karar verebileceği düzenlenmiş; 11.04.2013 gün ve 6459 Sayılı Kanunun 23. maddesiyle eklenen cümle ile de talep hâlinde incelemenin duruşmalı olarak yapılacağı, adli yardım taleplerinin reddine dair mahkeme kararlarında sunulan bilgi ve belgelerin kabul edilmeme sebebinin açıkça belirtileceği düzenlemesi getirilmiştir.

Somut olayda ise, davacı vekilince yargılama sırasında mahkemeden adli yardım talebinde bulunulmuş olup mahkemece, davacının adli yardım talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi de doğru görülmemiş; bu nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı-birleştirilen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.12.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/10168, K. 2018/9436, 25 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/10168
Karar No
2018/9436
Tarih
25 Aralık 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/10169 K.2018/9376
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/10170 K.2018/9110
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2016/10171 K.2018/16195
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/10173 K.2018/14841
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2016/10173 K.2018/14511
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2016/10182 K.2018/10367

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.