KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/10232 E., 2019/7124 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
457 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 21.05.2015 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02.03.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazların tamamı hakkında ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir.
Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.
Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik (%...) oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etmek ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir. Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalar olup, sonuçta kazanan ve kaybeden taraftan söz edilemeyeceğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin taraflara payları oranında yükletilmesi gerekir.
Somut olaya gelince; dava konusu taşınmaz üzerinde taraflardan ... ve ...'e ait muhdesat bulunduğu kabul edilerek ve bilirkişi tarafından muhdesat oranlaması yapılmasında bir isabetsizlik bulunmamakta ise de hüküm fıkrasında satış bedelinin bilirkişi raporunun sonuç kısmındaki orantıya göre dağıtılmasına karar verilmesi hükmün infazında karışıklığa neden olabilecektir.
Satıştan elde edilecek gelirin bilirkişi raporunda belirtilen muhdesat oranı ölçüsünde ... ve ...'e ait olduğuna hüküm fıkrasında açık bir şekilde yer verilmemesi; yargılama giderlerinin satış bedelinin dağıtılmasındaki oranlarda taraflardan tahsili gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ise de, bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nun 370/II maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/10232, K. 2019/7124, 28 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama