KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/10509 E., 2019/7539 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2019
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
253 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 05.10.2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 13.11.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, tarafların paylı ve elbirliği mülkiyetinde bulunan ...,... köyü 718 parsel sayılı taşınmazdaki ortaklığın giderilmesi talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, asgari tarımsal arazi büyüklüklerinin altındaki arazilerde de payın 3. kişilere satışı mümkün hale geldiği için davacının payını doğrudan devredebileceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Somut olaya gelince; mahkemenin ret gerekçesi olarak kabul ettiği paylı tarım arazilerinde bir dönem pay satışının dahi yasak olduğu, daha sonra yapılan kanun değişikliği ile pay satışının mümkün hale gelmesi nedeniyle hacizli payın satılamaması nedeniyle açılan ortaklığın giderilmesi davalarında gerekçe yapılan hususun elbirliği maliklerden biri tarafından açılan ortaklığın giderilmesi davası olan işbu davada ret gerekçesi yapıldığı anlaşılmıştır.
O halde mahkemece işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/10509, K. 2019/7539, 11 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama