İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/10611 K.2017/320

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.01.2014 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat, birleştirilen davada 11.02.2014 tarihinde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve tahliye istenmesi üzerine yapılan muhakeme…

Esas2016/10611Karar2017/320Tarih17 Ocak 2017Okuma4 dk · 769 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2016/10611 E., 2017/320 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Ocak 2017
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

769 kelime·4 dk okuma·2 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.01.2014 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat, birleştirilen davada 11.02.2014 tarihinde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve tahliye istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine dair verilen 23.02.2016 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı- davacı vekili tarafından istenilmekle tayin olunan 17.01.2017 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı- birleştirilen dosya davacısı Av. ... ile karşı taraftan davacı- birleştirilen dosya davalısı vekili Av. ... geldiler.

Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_ KARAR _

Davacı, davalı adına kayıtlı olan 325 ada 18 parsel sayılı taşınmazda bulunan 15 numaralı bağımsız bölümü kendisinin aldığını, tapunun davalı adına düzenlendiğini, ancak istemine rağmen davalının tapuyu devretmekten kaçtığını belirterek, iptali ile adına tescilini, mümkün olmadığı takdirde de taşınmazın değerinin tahsili isteğinde bulunmuştur.

Davalı, dava konusu bağımsız bölümün kendisinin aldığını belirterek davanın reddini savunmuş birleştirilen dava ile de elatmanın önlenmesi ve tahliye talep etmiştir.

Mahkemece asıl davanın kabulüne birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmü davalı- birleştirilen dosya davacı vekili temyiz etmiştir.

TBK'nın 97. maddesinde "Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir." hükmü düzenlenmiştir.

Somut olayda; dava konusu 15 numaralı bağımsız bölüm davalı-birleştirilen dosya davacısı adına tapuda kayıtlı olup taşınmazın satın alınması nedeniyle çekilen kredi borclusu olarak davalı-birleştirilen dava davacısı görünmektedir. Davalı-birleştirilen dava davacısı, aşamalardaki beyanlarında kredi borcunun halen kendisi tarafından ödendiğini beyan etmektedir.

Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş kredinin çekildiği bankadan davalı-birleştirilen dava davacısı ... tarafından yapılan ödemeler sorularak hesaplanmalıdır. Davacı, davalı-birleştirilen dava davacısı tarafından ödendiği ispatlanan bedeli ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeden davalıdan taşınmazın mülkiyetinin naklini isteyemez.

Bu nedenle, eğer davalı- birleşen dava davacısının iddia ettiği gibi kendisi tarafından ödenen kredi bedeli varsa TBK'nın 97. maddesi uyarınca birlikte ifa kuralı gereği davacıya bu bedeli depo edip etmeyeceği sorulmalı, depo etmesi halinde şimdiki gibi asıl davanın kabulüne, aksi halde davacı- birleştirilen dosya davalısının edimini yerine getirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 1.480,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı-birleştirilen dosya davacısına verilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 17.01.2017 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞIOY

Dava inanç sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir

Birleşen dava bu taşınmaza elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece, asıl dava yönünden davanın kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.

Hüküm, birleşen davada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Asıl davada davacı; ... İli, ...Mahallesi, 325 Ada, 18 Parselde bulunan 15 nolu bağımsız bölümü satın aldığını, satış bedelinin bir kısmını banka kredisi ile ödediğini,bankanın yeterli kredi açmaması nedeniyle kredinin

işvereni olan davalı adına çekildiğini, bu nedenle taşınmazın tapusunun da davalı adına olduğunu, banka kredisi ödemelerinin kendisi tarafından yapıldığını, taşınmazda iyileştirmeler yaptığını, evde kendisinin oturduğunu, davacının tapuyu devirden kaçındığını, iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Asıl davada davalı, taşınmazın kendisi tarafından satın alındığını, banka kredisinin de adına olduğunu, ödemelerin kendisi tarafından yapıldığını, bir kısım ödemelerin ise yanında çalışan görevliler tarafından yapıldığını, davacı tarafından yapılan bir kısım ödemelerin davacının mağaza müdürü olması nedeni ile olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davacı, taşınmazı kullanan davalı ile aralarında kira sözleşmesi bulunmadığını el atmasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İnançlı işlemler, inananın teminat oluşturmak veya yönetilmek üzere malvarlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını, inanılana devretmesi ve inanılanın da inanç anlaşmasındaki koşullara uygun olarak amaç gerçekleştiğinde inanana iade etmesini içeren işlemlerdir.

İnanç sözleşmesi, 5.2.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delille kanıtlanabilir. Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da taraflar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış delil başlangıcı niteliğinde bir belge varsa 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 202 maddesi uyarınca inanç sözleşmesi her türlü delille ispat edilebilir.

Davacı tarafından, davalı ile arasında olduğunu söylediği inanç sözleşmesine dair diğer tarafın imzasını içeren herhangi bir yazılı delil ibraz edememiştir. Dosyaya sunulan bir kısım ödeme belgeleri inanç sözleşmesine atıf yapmadğından yazılı delil başlangıcı kabul edilemez. Bağımsız bölümün iyileştirilmesi amacıyla yapılan ödemelerin davacı tarafından yapılmış olması da inanç ilişkisini kanıtlamaya tek başına yeterli değildir. Ancak davacı, yemin deliline de dayanmış olduğundan davacıya, davalı tarafa yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre tapu iptal ve tescil talebi ile birleşen davada el atmanın önlenmesi talebi hakkında bir karar verilmelidir.

Bu nedenle sayın çoğunluğun bozma kararının gerekçesine katılamamaktayım.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/10611, K. 2017/320, 17 Ocak 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. _ Karar _
  4. Karşıoy
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/10611
Karar No
2017/320
Tarih
17 Ocak 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2016/10611 K.2017/381
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2016/10611 K.2017/15214
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2016/10611 K.2017/9522
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2016/10611 K.2017/37
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2016/10611 K.2017/56
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2016/10612 K.2017/625

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.