KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/12160 E., 2019/8902 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16/12/2014 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17/09/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... mirasçıları vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ KARAR _
Dava ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı ile müştereken malik bulundukları bahçe vasıflı taşınmaz üzerindeki ortaklığın, satış yoluyla giderilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili yargılama aşamasında aynen taksimin mümkün olması halinde ortaklığın aynen taksim yolu ile mümkün olmaması halinde satış yolu ile giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı mirasçıları vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK'nin 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut olaya gelince;
Davalı ...’ın devam ederken vefat ettiği; bu davalıya ait mirasçılık belgesi dosya kapsamına alınmadan ve mirasçıları davaya dahil edilmeden mahkemece karar verildiği anlaşılmaktadır.
Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup re’sen yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gerekir. Savunma hakkı, Anayasanın 36. maddesi ile güvence altına alınmış olup, 6100 sayılı HMK’nin 27. maddesinde de “Hukuki dinlenilme hakkı” başlığı altında ayrıca düzenlenmiştir. Hakim, tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Buna göre hakim iddia ve savunma haklarını kullanabilmeleri için tarafları duruşmaya çağırmak zorundadır.
Yargılama aşmasında vefat eden ...’a ait mirasçılık belgesinin çıkarılması için davacı vekiline yetki ve mirasçılarının davaya dahil edilmesi için süre verilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davaya devam edilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/12160, K. 2019/8902, 19 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama