KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/12358 E., 2020/553 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2020
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Talep eden vekili tarafından, 04.04.2016 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesi verilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; talebin kabulüne dair verilen 21.06.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi talep eden vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Talep, mirasçılık belgesi verilmesi isteğine ilişkindir.
Talep eden vekili, İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/463 Esas sayılı dosyada aldığı yetkiyle miras bırakan ...’un öldüğünü, mirasbırakana ait mirasçılık belgesi verilmesini istemiştir.
Mahkeme, miras bırakanın mirasçılarından eşi ... ve çocukları ..., ... ile kardeşi ... tarafından mirasın reddedildiğinden bahisle miras bırakan ...’un mirasının ... ile ...’a aidiyetine karar verilmiştir.
Hükmü, talep eden vekili temyiz etmiştir.
En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, iflas hükümlerine göre tasfiye edilir (TMK. m.612). Gerçekleşen bu hukuki duruma göre, ortada tereke malını teslim alabilecek bir mirasçı bulunmamakta ve “Kendiliğinden iflas hükümlerine göre tasfiyeye tabi bir tereke” bulunmaktadır.
Mirasçılık belgesi istemek ise, maddi bir olayın varlığını ikrar ile kişiler arasındaki soybağı ilişkisini tespit ettirmekten ibarettir. Hakkında mirası reddeden mirasçının tereke ile ilişkisi tümden kesilmiş sayılmaz. Mirasın reddi ilgili kişinin mirasçılık belgesi istemesine engel bir neden olmadığı gibi, ilgili kişinin mirasçılık sıfatını da ortadan kaldırmaz. Bu nedenle mirasçılardan biri veya birkaçı yönünden mirasın reddedilmiş olması durumunda bu olgular yok sayılarak miras bırakanın tüm mirasçılarını ve miras paylarını gösterir şekilde mirasçılık belgesinin düzenlenmesi, hüküm yerinde ilgili mirasçı veya mirasçılar yönünden mirası reddettikleri açıklanarak bu olguların hukuki sonuçlarının terekenin bölüştürülmesi sırasında gözetileceğine işaret edilmesi gerekir.
Somut olayda; miras bırakanın dosyada mevcut nüfus kaydına göre eşi ... ile çocukları ... ve ... yasal mirasçılarıdır. Yasal mirasçıların mirası reddetmeleri miras bırakan ile irs ilişkisini sona erdirmeyeceği gibi en yakın mirasçılarının tümü tarafından mirasın reddi halinde terekenin resen tasfiyesine, arta kalan değerler yasa gereği mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine dağıtılacağının (TMK 612) hüküm altına alınması gerekirken, yasal mirasçı sıfatı bulunmayan kişilerin mirasçı gösterilmesi ve miras payı verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/12358, K. 2020/553, 20 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama