KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/13050 E., 2020/775 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2020
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.05.2011 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 26.04.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 2885 ada 91 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili yargılama giderleri yönünden temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
6100 sayılı HMK 331. maddesinin 1. fıkrasında "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder" düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olaya gelince; dava konusu taşınmaz hakkında kesinleşmiş kamulaştırma hükmü nedeniyle ifraz gerçekleştirildiği ve taraflar arasındaki ortaklığın sona erdiği, bu nedenle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece davanın konusuz kaldığı gerekçe gösterilerek yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş ise de yargılama giderlerinin tamamının davacı üzerinde bırakılması doğru değildir. Mahkemece, dava açıldığı tarihteki haklılık durumu yani pay oranı nazara alınarak yargılama giderlerinin (harç, vekalet ücreti vb.) paydaşlar arasında paylaştırılması gerekir. Bu nedenle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
KARŞI OY
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma yönündeki kararına katılamıyorum.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/13050, K. 2020/775, 24 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama