KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/14369 E., 2017/4495 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.11.2015 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.05.2016 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 30.05.2017 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av. ... ile karşı taraftan davacı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KA R A R
Dava, önalım hakkı nedeniyle tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacılar vekili tarafından,...İli,... İlçesi,... Mahallesi 24 ada 3 parsel sayılı taşınmazda davalının 30.09.2015 tarihinde pay satın aldığını, taşınmazlardaki davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tapuya tescilini istemiştir.
Davalı vekili satışın gerçekte 150.000 TL üzerinden yapıldığını resmi senette gösterilen satış bedelin gerçeği yansıtmadığını, 150.000 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
6100 sayılı HMK'nın 297/2. maddesinde hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu açıklanmıştır.
Somut olayda; mahkemece, dava konusu taşınmazın ... adına tapuda kayıtlı 276 m2'lik hissesinin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş ise de, hüküm sonucunda davacı adına tesciline karar verilen payın oranı, miktarı açık ve infaza elverişli şekilde gösterilmemiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazların son tapu kayıtları getirtilip değerlendirilerek, iptal edilen ve tesciline karar verilen payların oranı hüküm sonucunda açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Bu hali ile verilen karar usul hükümlerine aykırı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/14369, K. 2017/4495, 30 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama