İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/14392 K.2019/8596

Davacı tarafından, davalı aleyhine 30.09.2015 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, olmazsa tapuya zilyetlik şerhinin yazılması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil isteminin reddine, tapuya zilyetlik şerhinin…

Esas2016/14392Karar2019/8596Tarih11 Aralık 2019Okuma4 dk · 781 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2016/14392 E., 2019/8596 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Aralık 2019
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

781 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı tarafından, davalı aleyhine 30.09.2015 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, olmazsa tapuya zilyetlik şerhinin yazılması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil isteminin reddine, tapuya zilyetlik şerhinin yazılmasına dair verilen 09.05.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı dava dışı ... ile aralarında düzenledikleri 08.07.1989 tarihli harici satış senedi ile hudutları yazılı toplam 500 m2'lik yeri Resul'den satın aldığını, aldığı yerin bir kısmının kadastro tespiti sırasında ... adına tespit gören 145 ada 60 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığını bu taşınmazın satış ile davalı adına kayıtlı olduğunu, 60 parselde yaklaşık 45 m2 miktarlı ve A harfi ile gösterilen bölümün kendisine ait olduğunu belirterek, dava konusu olan 145 ada 60 parseldeki A harfi gösterilen bölümün tapu kaydının iptali ile adına tescilini bu talebi kabul görmez ise zilyetliğinin ve hak sahibi olduğunun tapuya şerh edilmesini talep etmiştir.

Davalı, davacının bugüne kadar tespite bir itirazının bulunmadığını, tapuyu başka kişiden güvenerek satın aldığını, davacının taleplerinin dinlenme olanağının bulunmadığını, davacı taşınmazına bir müdahalesi olmadığını, aksine davacının kendi taşınmazına hak iddiası ile elattığını, bu nedenle meni müdahale ve kal davası açma hakkının saklı tuttuğunu, davacının mülkiyet hakkı ile ilgili üstün bir hakka dayanmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece tapu iptali ve tescil davasının reddine tapu kaydına zilyetlik şerhinin yazılmasına ilişkin talebinin kabulü ile 145 ada 60 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesine "Taşınmazın fen bilirkişinin 04.03.2016 tarihli rapor ve krokisinde A harfi ile belirtilen 38,11 m2'lik kısım ile üzerindeki binanın 12,67 m2'lik kısmı davacının kullanımındadır" şeklindeki ibarenin şerh düşülmesine karar verilmiştir.

Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, haricen düzenlenen arsa satış senedine dayalı tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde zilyetlik hakkının tapuya şerh verilmesi istemine ilişkindir.

Davacı, 08.07.1989 tarihinde dava daşı ... ile aralarında düzenlenen harici satış senedine dayanarak, halen davalı adına kayıtlı bulunan 145 ada 60 parsel sayılı taşınmazda kısmen tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde zilyetlik hakkının tapuya şerh verilmesini istemiştir.

Dosyada mevcut kadastro tutanaklarına göre, 145 ada 59 ve 60 parsel sayılı taşınmazların orman vasfı ile hazine adına kayıtlı iken 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca hazine adına orman dışına çıkarıldığı, 145 ada 59 parselin davacı ... ...'un kullanımında olduğu, 145 ada 60 sayılı parselin ise ...'in kullanımında olduğu tutanağın beyanlar hanesinde belirtildiği yazılarak 03.06.2010 tarihinde hazine adına tespit edildiği ve tespitin 29.07.2010 tarihinde kesinleştiği, 145 ada 59 sayılı parselin 6292 sayılı Kanun gereğince 06.05.2014 tarihinde davacıya satılarak adına tescil edildiği, 145 ada 60 sayılı parselin ise 30.04.2015 tarihinde satış ile davalı adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.

Yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 04.03.2016 fen bilirkişi raporu ve ekindeki krokiye göre davacının maliki bulunduğu 145 ada 59 sayılı parselde yapmış olduğu evinin, satış senedinin uygulanması ile 12,67 m2'lik kısmının ve bununla birlikte toplam 38,11 m2'lik yerinin davalıya ait 145 ada 60 sayılı parselde kaldığı belirtilmiş, mahkemece de bu kısma ilişkin 145 ada 60 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesine yukarıda açıklandığı şekilde zilyetlik şerhi yazılmasına karar verilmiştir.

22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı üzere, Eşya Hukukunda "Muhdesat" kavramından bir arazi üzerinde arz malikinden başkasına veya yalnızca bir paydaşa ait yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlaşılmalıdır. Muhdesat sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak sağlanmaz.

Bir kişi lehine muhdesatın tespitine ve bunun kütüğün beyanlar hanesine yazılmasına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19/2 maddesi olarak sağlanmaktadır. Gerçekten, anılan hüküm uyarınca; "Taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlarından birine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilir"

Bu şekilde bir belirtmenin yenilik doğrucu bir sonucu olmadığı esasen var olan şahsi hakka aleniyet kazandıracağı ve sadece muhdesat sahibi lehine kanıt oluşturacağı kuşkusuzdur. Ne var ki, Kadastro Kanunu kural olarak kadastro bölge ve çalışma alanları üzerinde çalışma yapılan taşınmazlara uygulanır. Anılan Yasanın 33 maddesinde Kadastro Kanununun bazı hükümlerinin kadastro çalışma belgeleri dışındaki genel hükümlere göre açılan davalarda da uygulanacağı kabul edilmiş ise de uygulanacak hükümler Yasanın 14, 15, 17, 18, 20 ve 21. maddeleriyle sınırlıdır. Değişik bir anlatımla, kadastrodan sonraki hukuki sebeplere dayanılarak genel mahkemelerde açılan davalarda Kadastro Kanunun 19/2 maddesine dayanılarak muhdesat tespiti ve bunun kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesi istenemez.

Mahkemece yukarıda yapılan saptamalar uyarınca davacının kısmen muhdesat tespiti ve dava konusu bölümde zilyetlik hakkı belirtmesinin tapu siciline yansıtılması isteminin reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm altına alınması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.12.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/14392, K. 2019/8596, 11 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/14392
Karar No
2019/8596
Tarih
11 Aralık 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/14394 K.2019/8817
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/14404 K.2019/8592
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/14405 K.2019/8972
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/14405 K.2019/8800
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/14406 K.2019/8938
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2016/14407 K.2019/39152

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.