İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/14439 K.2017/5724

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 05.02.2010 gününde verilen dilekçe ile inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescili talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.05.2016 günlü hükmün…

Esas2016/14439Karar2017/5724Tarih5 Temmuz 2017Okuma4 dk · 777 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2016/14439 E., 2017/5724 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Temmuz 2017
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

777 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 05.02.2010 gününde verilen dilekçe ile inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescili talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.05.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, davacının kendi birikimleriyle 1985-86 yıllarında edindiği 1049 ada 6 parsel sayılı taşınmazı vergi sorunları nedeniyle davalı babası adına tescil ettirdiğini, dava dışı kardeşleriyle 1991 yılında kurduğu şirketin taşınmazda otel yapımına başladığını, inşaatın yarım bırakıldığını, babasının taşınmazın tapu kaydını devretmeye yanaşmadığını ileri sürerek, taşınmazın adına tescilini istemiştir.

Davalı, taşınmazı kendi birikimleriyle satın aldığını, zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Asli müdahil temsilcisi, davanın reddine, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve satış vaadi sözleşmesi nedeniyle dava konusu taşınmazın 1/2 hissesinin tapusunun iptaliyle asli müdahil şirket adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir

Mahkemece ilk olarak, taahhütnamenin tarihsiz olduğu, bu tür belgelerin taşınmazın devir tarihinden önce veya en geç devir tarihinde düzenlenmesi gerektiği, taahhütnamenin ne zaman düzenlendiğinin anlaşılamadığından delil olarak kabul edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin talebi üzerine hükmün, Dairemizin 03.06.2014 tarih,

2014/2570-7317 E. K. sayılı ilamında "Davacının dayandığı tarihsiz taahhütname başlıklı belgenin dava konusu taşınmazın tapuda davalı adına kayıtlı payların tescil edildiği tarihlerden önce veya sonra düzenlenmesinin bir önemi olmadığı gibi bu belgenin tarihsiz olmasının da bir önemi yoktur. Çünkü, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında böyle bir kısıtlama bulunmamaktadır.

Bu husus, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14.07.2010 günlü ve 2010/14-394 Esas, 2010/395 Karar sayılı ilamında da belirtilmiştir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının yorum yolu ile genişletilerek bir taraf aleyhine durum yaratılması İçtihadı Birleştirme Kararı ile amaçlanan sonuca uygun değildir.

Bu durumda mahkemece söz konusu yazılı belge de değerlendirilerek işin esası hakkında Dairemizin yukarıda belirtilen ilkeleri doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir" denilerek bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece ikinci olarak bozma ilamına uyulup davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili, müdahil vekili ve davacı vekili temyiz talebi üzerine hükmün, Dairemizin 16.06.2015 tarih, 2015/6171-6727 E.K. sayılı ilamında "1-Davacı vekili HUMK’nın 434. maddesi uyarınca temyiz harç ve giderlerini yatırmadığından temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş; yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davalı vekilinin ve müdahil vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2-Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. İnançlı işlemler, inananın teminat oluşturmak veya yönetilmek üzere mal varlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını, inanılana devretmesi ve inanılanın da inanç anlaşmasındaki koşullara uygun olarak inanç konusu şeyi kullanmasını, amaç gerçekleştiğinde ise belirlenen şekilde inanana iade etmesini içeren işlemlerdir.

Somut uyuşmazlıkta, davacı dava konusu 6 parsel sayılı taşınmazın inanç sözleşmesine dayanarak adına tescilini istemiştir. Hükme esas alınan 22.11.2012 günlü inşaat bilirkişi raporunda taşınmazın zemininin 1.302.950.00 TL değerinde olduğu saptanmıştır. Taraflar arasındaki çekişmenin konusu 6 sayılı parselin zemini olup üzerindeki natamam bina dava konusu değildir. Bu nedenle 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca müddeabih, taşınmazın zemin değeri olan 1.302.950.00 TL olup, üzerinden harç ve vekalet ücretinin bu değer üzerinden takdiri gerekir.

Mahkemece, 6 sayılı parselin zemin değeri üzerinden harç ve vekalet ücreti takdiri gerekirken, taşınmaz ile üzerindeki natamam binanın değerleri toplamı dikkate alınarak harç ve vekalet ücreti takdiri doğru görülmemiştir" denilerek bozulmasına karara verilmiştir.

Davacı vekilinin karar düzeltme talebi, Dairemizin 07.03.2016 tarih, 2015/16233 E.-2016/2912 K. sayılı ilamıyla reddedilmiştir.

Mahkemece üçüncü olarak, bozma ilamına uyulmasına davanın kabulüne, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda harç ve vekalet ücretinin tespitinde 1.302.950,00 TL'nin esas alınmasına karar verilmiştir. Gerekçenin son kısmında davanın esasına ilişkin hususlar Yargıtay bozma ilamında bozmaya konu edilmediğinden ayrıca hüküm oluşturulmadığı belirtilmiştir.

Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.

Hükmün hangi hususları kapsayacağı 6100 sayılı HMK’nun 297. maddesinde belirtilmiştir. Ayrıca hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.

Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini ve ifa kabiliyetini yitirir.

Bozma kararından sonra bozmaya uyularak verilen hüküm yeni bir hükümdür. Bozmaya uyularak tesis edilen hükmün, tüm istekleri karşılar şekilde yeniden yazılması gerekir. Mahkemece bu husus gözetilmeden, hükmün diğer yönlerinin kesinleşmiş olduğundan bahisle hükümde tapu iptali ve tescil talebine hiç değinilmemesi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.07.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/14439, K. 2017/5724, 5 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/14439
Karar No
2017/5724
Tarih
5 Temmuz 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/14442 K.2017/9582
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/14445 K.2017/4070
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2016/14447 K.2017/8529
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2016/14455 K.2017/9105
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2016/14457 K.2017/18332
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2016/14460 K.2017/17742

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.