İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/14572 K.2020/245

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.05.2014 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesi ve muvazaa hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair…

Esas2016/14572Karar2020/245Tarih8 Ocak 2020Okuma4 dk · 736 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2016/14572 E., 2020/245 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Ocak 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

736 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.05.2014 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesi ve muvazaa hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02.02.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, satış vaadi sözleşmesi ve muvazaa hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.

Davacılar, Çatalca 2. Noterliğinin 16.03.1998 tarihli düzenleme şeklindeki sözleşmesi ile bir kısım davalıların miras bırakanı ...'ın maliki olduğu 1460 parsel sayılı taşınmazı 100.000.000ETL bedelle murisleri ...'ya satmayı vadettiğini, satış bedelinin nakden ve peşinen ödendiğini ve taşınmazın zilyetliğinin devredildiğini, satış vaadi sözleşmesinin 27.03.2001 tarihinde tapuya şerh edildiğini, daha sonra taşınmazın 08.11.2013 tarihli 9027 yevmiye No'lu işlem ile verasete iştirak halinde ...'ın mirasçıları davalılara intikal ettiğini ve şerhin de terkin edildiğini,

vaat borçlusu mirasçılarının da verasete iştirak halindeki bu hisselerinin tamamını 08.11.2013 tarih ve 9040 yevmiye No'lu satış akdi ile 30.000,00TL bedelle durumu bilen diğer davalı ...'a devrettiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adlarına tescilini, olmadığı taktirde taşınmazın rayiç bedelinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Satış vaadi borçlusu ...'ın mirasçılarından ... dışındaki bir kısım davalılar, 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, satış vaadi sözleşmesinin tapuya şerh verildiği tarihten itibaren 5 yıl geçtiği halde satış işleminin yapılmadığını, murislerinin sözleşme tarihi itibariyle ehliyetsiz olduğunu, taşınmaza davalı ...'in zilyet olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş; davalı ... ise davaya cevap vermemiştir.

Davalı ..., dava konusu taşınmazı tapu kaydına güvenerek iyiniyetle satın aldığını belirtip davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece; davalıların, murisleri ...'ın fiil ehliyetinin bulunmadığına ilişkin savunmaları karşısında Adli Tıp Kurumundan bu hususta aldırılan 11.11.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre murisin fiil ehliyetine haiz olduğunun tespit edildiği, zamanaşımı süresinin dolmadığı ve kayıt maliki davalı ...'ın da iyiniyetli olmadığı gerekçe gösterilerek davanın kabulü ile dava konusu 1460 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmiştir.

Hükmü, davalı ... vekili temyiz etmiştir.

Hukukumuzda, kişilerin satın aldığı şeylerin ileride kendilerinden geri alınabileceği endişesi taşımamaları, dolayısıyla toplum düzeninin sağlanması düşüncesiyle, satın alan kişinin iyiniyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir. Bir tanımlama yapmak gerekirse iyiniyetten maksat, hakkın doğumuna engel olacak bir hususun hak iktisap edilirken kusursuz olarak bilinmemesidir.

Belirtilen ilke, TMK’nun 1023. maddesinde aynen “Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur” şeklinde hükme bağlanmış, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024. maddede “bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz” biçiminde vurgulanmıştır. Ne var ki; tapulu taşınmazların intikallerinde huzur ve güveni koruma, toplum düzenini sağlama uğruna tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden, iktisapta bulunan kişinin iyiniyetli olup olmadığının tam olarak tespiti büyük önem taşımaktadır.

Somut uyuşmazlıkta, kayıt sahibinin mülkiyeti satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan hakkın bertaraf edilmesi kastı ile ve kötüniyetle kazandığı ileri sürüldüğünden, malikin ayni hakkın yolsuz olarak tescil edildiğini bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi olup olmadığının araştırılması zorunludur. Bu iddia karşısında satış vaadi sözleşmesinin tapuya şerh edilmediğinin bir önemi yoktur. Önemli olan, mülkiyet hakkı sahibinin satış vaadi sözleşmesini bilmesi gereken kişilerden olup olmadığının saptanmasıdır.

Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince; her ne kadar kayıt maliki davalı ...'ın dava konusu taşınmazın bulunduğu köyde ikamet ettiği ve tanık anlatımlarından anlaşıldığı üzere taşınmazın davacıların murisine ait olarak bilindiği,

bu durumda kayıt maliki davalının tapudaki şerhi bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olup davalının kötüniyetinin korunamayacağı gerekçesiyle tapu iptali ve tescil isteminin kabulüne karar verilmiş ise de dosya kapsamında kayıt maliki davalı ...'ın satış vaadi borçlusunun mirasçıları olan diğer davalılarla satış vaadi sözleşmesinin ifasını engellemek amacıyla el ve işbirliği içerisinde hareket ettiğine dair herhangi bir delil bulunmadığı gibi satış vaadi sözleşmesine ilişkin tapu kaydındaki şerhin de davalının taşınmazı satış yoluyla devralmasından önce terkin edildiği anlaşıldığından kayıt maliki davalının mülkiyeti kötüniyetle

kazandığından söz edilemez.

O halde mahkemece, davalı ...'ın tapu kütüğündeki sicile iyiniyetle dayanarak mülkiyet hakkı (ayni hak) kazandığı anlaşıldığından, davacıların tapu iptali ve tescil isteminin reddi ile ikinci kademedeki tazminat istemi yönünden inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş; bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 08.01.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/14572, K. 2020/245, 8 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/14572
Karar No
2020/245
Tarih
8 Ocak 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/14573 K.2019/9210
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/14574 K.2020/248
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/14576 K.2020/59
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/14576 K.2020/249
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/14578 K.2020/649
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/14584 K.2020/267

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.