KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/14887 E., 2017/4672 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.03.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 19.02.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, süresinden sonra duruşma isteğinde bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, önalım hakkı nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı 2528 ada 869 parsel sayılı taşınmazda pay sahibi olduğunu, paydaşlardan....mirasçıları ..... toplam 163/800 paylarını 06.01.2010 tarihinde 140.000 TL bedelle davalı ...’na sattıklarını, gerçek satış bedelinin 35.000 TL olduğu belirtilerek bu payın iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı, fiili taksim iddiasında bulunarak ve bedelde muvazaa iddiasını da kabul etmeyerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili ile davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 14.10.2014 tarihli,2014/6398 Esas, 2014/11139 Karar sayılı ilamıyla davacının önceki paydaşlar zamanındaki kullanıma karşı çıkmadığı halde önalım hakkını kullanılması TMK’nın 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağından mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda fiili taksim nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmazdaki payını kısmen veya tamamen üçüncü kişiye satması halinde, diğer paydaşlara, satılan bu payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır.
Önalım hakkının kullanılmasıyla bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir.
Bu bedel aynı zamanda dava değeri olduğundan yargı harcında dikkate alınması gerekir. Dava açıldığı sırada bu harcın yatırılması gerekir. Harcın eksik ödenmesi halinde 492 sayılı Harçlar Kanununun 30. maddesi uyarınca işlem yapılmadan hüküm kurulması halinde vekalet ücretine bu bedel üzerinden hükmedilmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, önalım bedeli tapudaki satış bedeli olan 140.000,00 TL ile davalı tarafından ödenen harç ve masraflardan ibaret olup, harcı tamamlanan değer 100.334,20 TL olduğundan, dava reddedildiğine göre davalı yararına harcı tamamlanan değer üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücreti takdiri doğru görülmemiş bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/14887, K. 2017/4672, 5 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama