KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/14911 E., 2020/2939 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2020
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 19.11.2015 gününde verilen dilekçe ile ihalenin feshi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.06.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ihalenin feshi istemine ilişkindir. Davacı vekili, Alanya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/1 Esas sayılı satış dosyasında, 29.09.2015 tarihinde, 2011 ada 3 ve 644 ada 10 parsel sayılı taşınmazlara yönelik yapılan ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiş; yargılama sırasında ise davadan feragat etmiştir. Mahkemece, gerekçe kısmında davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerektiği belirtildiği halde, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/1-c maddesinde hükmün gerekçe bölümünün, 2. fıkrada ise hükmün sonuç bölümünün kapsayacağı hususlar düzenlenmiştir.
Anılan Yasanın 297/1-c maddesinde, hükmün iki tarafın iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri de kapsaması gerektiği öngörülmüştür.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/2. maddesinde, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, arasında çelişki bulunmaması gerekmektedir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 298/2. maddesi uyarınca, gerekçeli karar tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.
Somut olayda; mahkemece, gerekçe kısmında davacının davadan feragat etmesi nedeniyle davanın reddine karar verildiği belirtilmiş olmasına rağmen, hüküm sonucunda davanın kabulüne karar verilerek, hüküm fıkrası ile gerekçe arasında çelişki yaratılması doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/14911, K. 2020/2939, 10 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama