KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/16364 E., 2020/4889 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 19.12.2013 ve 27.08.2014 günlerinde verilen dilekçeler ile asıl ve birleştirilen davada geçit hakkı tesisi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl ve birleştirilen davanın kabulüne dair verilen 19.01.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi birleştirilen davada davalılardan ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Asıl ve birleştirilen dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir.
Davacı vekili asıl ve birleştirilen davada, davacının maliki olduğu ... İli, Merkez İlçesi, 276 parsel sayılı taşınmazın genel yola çıkışı olmadığını belirterek aynı yer 109, 112, 107 ve 108 parsel sayılı taşınmazlardan geçit hakkı kurulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin 112 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davasının kabulü ile ... İli, Merkez İlçesi, ... Köyü, ... Mevkiinde bulunan 276 no'lu parsel lehine fen bilirkişileri Bülent Arif Altop ve Murat Kumru'nun 02/06/2014 ve 30/12/2014 tarihli rapor ve ek raporlarında belirtildiği üzere aynı yer 108 no'lu parselden 171,54 m2 (A=134,15 m2+C=37,39 M2) aynı yer 112 parselden 134,38 m2(B=134,38 m2) aynı yer 107 parselden 202,51 m2(D=202,51 m2), aynı yer 109 parselden 236,93 m2(E=236,93 m2) olmak üzere toplam 745,36 m2'lik yerden geçit hakkı tesisine karar verilmiştir.
Hükmü, birleştirilen davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre birleştirilen davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Birleştirilen davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır.
Mahkemece harç ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken davalı üzerinde bırakılması ve davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ise de, belirtilen hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438/7. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/16364, K. 2020/4889, 14 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama