KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/16500 E., 2020/7176 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2020
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
14. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ
Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.02.2015 gününde verilen dilekçe ile mirasın hükmen reddi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.03.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ..., ... vekili ve ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, mirasın hükmen reddi talebine ilişkindir.
Davacılar vekili, 28.12.2013 tarihinde ölen mirasbırakan ...'ın ölüm tarihi itibariyle hakkında 19 adet icra takibi yapıldığını terekesinin borca batık olduğunu beyanla mirasın hükmen reddinin tespitini istemiştir.
Bir kısım davalılar vekilleri, muristen alacaklarının kalmadığını, dava açılmasına sebebiyet vermediklerini bu nedenle yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılması gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalılar ... ve ... vekili, davanın öncelikle süresinde açılmadığından mümkün değilse esastan reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, bir kısım davalılar vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre bir kısım davalılar vekili ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dava, TMK'nun 605/2. maddesi gereğince açılan mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. Ölüm tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır (TMK m. 605/2). Mirasçılar Türk Medeni Kanunu'nun 610. maddesinde yazılı aykırılık da bulunmadıkça yani zımnen mirası kabul etmiş duruma düşmüş olmadıkça her zaman murisin ödemeden aczinin tespitini isteyebilir.
Mahkemece davanın niteliği gereği davalılar-alacaklıların, murisin terekesinin borca batık olduğunu bilmediği, bilmesinin mümkün olmadığı, yapılan yargılama sonrasında terekenin borca batık olup olmadığına karar verildiği göz önünde bulundurularak yargılama giderleri ve harçtan davalıların değil davacıların sorumlu tutulması, davacılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ise de, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/16500, K. 2020/7176, 11 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama