KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/16534 E., 2019/2781 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.05.2015 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin fekki talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.12.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ KARAR _
Dava, ipoteğin kaldırılması isteğine ilişkindir.
Davacı 43638 ada 11 parsel sayılı taşınmaza 13.04.2007 tarihli satış sonucu malik olduğunu, taşınmazı üzerine davalılar murisi Mustafa Muzaffer Uziş lehine konulmuş olan 25.05.1999 tarihli ipoeğin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalılar vekili, rayiç değerin depo edilmesi gerektiğini davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile depo edilen 0.70TL bedelin davalıya ödenerek taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Somut olaya gelince; davalıların murisi yararına 25.05.1999 tarihinde tesis edilen kanuni ipotek, 70.000ETL bedellidir. İpoteğin, imar uygulaması sebebiyle davalının maliki olduğu taşınmazdan bir miktarın davacı taşınmazına ilavesi zaruretinden kaynaklandığı görülmektedir. O yüzden, imar uygulama cetvellerinden davalı taşınmazından kaç m2 yer alındığı tespit edilerek, kanuni ipotek bedelinin, alınan bu miktar taşınmazın dava tarihindeki değerine göre belirlenmesi gerekir. Zira, kanuni ipotekler tarafların serbest iradeleriyle değil, kanundan kaynaklanan bazı zorunlu durumlar sebebiyle tesis edilir.
O halde, mahkemece HMK'nin 266. maddesi hükmü gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılarak ve imar uygulama cetvelleri incelenerek, davalının taşınmazından imar uygulaması sebebiyle ne miktar yerin davacı taşınmazına ilave edildiği, başka bir deyişle davalı taşınmazın ne kadar metrekare kısmının dava konusu taşınmazda bedele dönüştürülerek lehine ipotek tesis edildiği tespit edilerek, bu miktarın dava tarihindeki değeri bilirkişilere hesaplattırılmalı, bu bedel davalılar adına depo ettirildikten sonra şimdiki gibi ipoteğin kaldırılması istemininin kabulüne karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün açıklanan bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/16534, K. 2019/2781, 27 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama