KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/16740 E., 2020/4423 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2020
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
595 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
II- Tebligat Kanununun 35. maddesinin
a) Birinci ve ikinci fıkralarında, gerçek kişilerle ilgili olarak, muhatabın kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmasından sonra, eğer bu kişi adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecbur olduğu; adresini değiştiren kişinin yeni adres bildirmemesi ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshasının eski adrese ait binanın kapısına asılacağı ve asılma tarihinin tebliğ tarihi sayılacağı hükmüne yer verilmiştir.
b) Dördüncü fıkrasında, tüzel kişi muhataplara daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişilerin resmî kayıtlarındaki adreslerinin esas alınacağı ve bu madde hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince;
1- Davalılar ..., ... ve ...’a yapılan gerekçeli karar tebligatlarının, yukarıda açıklanan ilke ve kurallara aykırı olarak TK'nın 10/2. maddesi gözardı edilmek suretiyle, yasal şartları oluşmadan ilk seferde doğrudan doğruya TK'nın 21/2. maddesine göre yapıldığından usulsüz olduğu görülmüştür.
Öte yandan, Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebligat yapılabilmesi için öncelikle, mahkemece aynı adrese usulüne uygun olarak en azından bir kere tebligat yapılabilmiş olması gerekir. Bu şarta ilave olarak, muhatabın adres kayıt sisteminde herhangi bir adresinin de bulunmaması gerekir.
Davalı ...’ya gerekçeli karar tebligatının, dava dilekçesi tebliğ edilen ... mahallesi, ... sokak, no: 1, İçkapı no:2, .../ ... adresine 7201 sayılı Kanunun 35. maddesine göre tebliğ edildiği, ancak dava dilekçesi tebligatının, yukarıda açıklanan ilke ve kurallara aykırı olarak TK'nın 10/2. maddesi gözardı edilmek suretiyle, yasal şartları oluşmadan ilk seferde doğrudan doğruya TK'nın 21/2. maddesine göre yapıldığından usulsüz olduğundan gerekçeli karar tebligatının da usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla,
mahkemece adı geçen davalılara 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde gerekçeli kararın tebliği sağlanarak ve yasal temyiz süresi beklenilmesi,
2-Dava konusu taşınmazlardaki pay durumu dosya içerisindeki evraktan tespit edilemediğinden; tescil istem belgesinin ve tescile dair tüm evrakın (mirasçılk belgeleri vd.) ilgili tapu müdürlüğünden getirtilmesi, 3-Davaya dayanak ... 3. İcra Müdürlüğünün 2005/8885 sayılı takip dosyasındaki güncel borç durumunu gösterir kapak hesabının ilgili müdürlükten getirtilerek evraka eklendikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın MAHALLİNE İADESİNE, 07.07.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/16740, K. 2020/4423, 7 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama