KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/17013 E., 2017/8209 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
688 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19.07.2013 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02.06.2016 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... İnşaat Turizm Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 07.11.2017 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av. ... ile karşı taraftan davacı vekili eldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KA R A R
Davacı, 1484 ada 25-26-27 nolu parsellerin davalı şirket adına tapuya kayıtlı olduğunu, 1484 ada 27 parselde davalı şirketle birlikte müşterek malik olduklarını, dava konusu parsellerin evveliyatında 1484 ada 16, 2779 ada 2-7-8-9-13-15 parseller iken müşterek maliklerden ve tarafına hiçbir bildirim yapmaksızın 15/05/2012 tarihinde paylarını davalı şirkete sattıklarını, yenileme kadastrosu sonucu dava konusu 2779 ada 2 sayılı parselde 1/10 pay, 1484 ada 25 ve 26 sayılı parsellerde tam payın, 1484 ada 27 nolu parselde 57/400 payın tapu kaydının iptaliyle adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili öncelikle süre yönünden; ayrıca, davacının ve dava konusu payları devir eden bir kısım paydaşların 15.05.2012 tarihli arsa karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin ve 17.10.2012 tarihli ek protokolün tarafı olduğunu, inşaat sözleşmesi gereğince yapılan devir nedeniyle gerçek bir satış bulunmadığını, iyiniyetli olmadığını ve Hukuk Mahkemesinde 2013/593 Esas sayılı davacı ve diğer paydaşlar aleyhine açmış oldukları inşaat sözleşmesinin aynen ifası davasının derdest olduğunu, YHGK'nın 04.12.2015 gün 2014/6-324 Esas, 2015/2787 Karar sayılı içtihadının gözetilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iptali istenen satışın 15/05/2012 tarihinde gerçekleştirildiği, davacının da vekili aracılığıyla tapuda aynı tarihte intikal işlemi yaptırdığı yine 24/05/2013 tarihinde taşınmazların ifrazını gerçekleştirdiği, bu şekilde davacının bu tarihlerde tapu kaydını inceleyerek pay satışından haberdar olduğu, önalım hakkını 3 aylık dava süresinde kullanmadığı gerekçesiyle süre yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin temyizi üzerine hüküm Dairemizce satış işlemi davacıya noter aracılığıyla bildirilmediğinden TMK'nın 733. maddeleri uyarınca davanın süresinde açıldığı gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada davalının yapmış olduğu pay bedelleri ve masraf toplamı olan ( güncellenmiş bedeli 25.01.2015 tarihli mali müşavir raporu ile belirlenen) 46.685,05 TL'nin mahkeme veznesine depo edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına olan 2779 ada 2 parsel de1/10 pay, 1484 ada 25 ve 1484 ada 26 parseller tam pay ile 1484 ada 27 nolu parseldeki 57/400 payların halen davalı üzerine olan kayıtlarının önalım hakkı nedeniyle iptaline ve davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, önalım bedeli olan ve mahkeme veznesine bloke edilen 46.685,05.-TL'sının karar kesinleştiğinde davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Dava, önalım hakkı nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir.
Somut olaya gelince; davalı ile satıcailesinin diğer paydaşları arasında15.05.2012 tarihli adi yazılı "Daire Karşılığı İnşaat Yapım Sözleşmesi" yapıldığı, ayrıca davacı da imzasını taşıyan 17.10.2012 tarihli "Ek Protokol" başlıklı bir sözleşme daha imzaladıkları, ek sözleşmede "...bu paranın garantisi olarak kendi adlarına olan tapularını yapımcı firmaya devir etmişlerdir. Devredilen arsalar yapımcı firmanın değildir.
Devir edilen arsaların kat karşılığı anlaşmalarında düşen daireleri arsa sahiplerine teslim edilecektir. ..." ifadelerinin yer aldığı, davalı tarafından da yapılan satışın gerçek bir satış olmadığının iddia edildiği, tüm bu hususlar gözönüne alındığında dava konusu edilen satış işleminin gerçek bir satış olmadığı,
kat karşılığı inşaat sözleşmesinin teminatı olarak yapıldığına dair davalı şirketin savunmasının incelenmesi bozma ilamında belirtilmiş ise de, mahkemece bozmaya uyulduğu halde gereği yerine getirilmemiş, bozma kararında vurgulanan hususlar üzerinde durulmadan, tarafların delilleri toplanmadan, satışın gerçek satış olmadığı değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Noksan inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/17013, K. 2017/8209, 7 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama