KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/17056 E., 2020/6250 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.09.2014 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, terditli tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil talebinin reddine, tazminat talebinin kabulüne dair verilen 23.03.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, terditli tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı ...’ın ... 1. Noterliğince düzenlenen 28.08.2000 tarih ve 5394 yevmiye sayılı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile ... ili, ... ilçesi, ... Köyü'nde bulun 268 ve 332 parsellerdeki hisselerini müvekkiline satmış olmasına karşın davalı ...’ın yakın akrabası olan, aynı köyde oturan, satış vaadi sözleşmesinden haberdar olup kötüniyetli olan diğer davalılardan ...'a 268 parseldeki, ...'a 332 parseldeki hissesini muvazaalı olarak tapuda devrettiğini beyanla öncelikle davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini aksi durumda taşınmazların bilirkişilerce belirlenecek güncel bedellerinin satış tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ..., davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkeme, tapu iptali ve tescil talebinin reddine, tazminat talebinin kabulüne karar vermiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirmediği halde lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ise de bu husus, hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/17056, K. 2020/6250, 15 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama