İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/17489 K.2020/7006

14. Hukuk Dairesi

Esas2016/17489Karar2020/7006Tarih9 Kasım 2020Okuma4 dk · 825 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2016/17489 E., 2020/7006 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Kasım 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

825 kelime·4 dk okuma·2 bölüm

14. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ

Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar-birleştirilen davalılar vekili tarafından, davalılar- birleştirilen davacılar aleyhine 30.09.2013 gününde verilen dilekçe ile asıl davada elatmanın önlenmesi, eski hale getirme, kal ve ecrimisil, birleştirilen karşı davada temliken tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, birleştirilen karşı davanın reddine dair verilen 05.04.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi müdahil davalı ... ile davalıkar-karşı davacılar vekili tarafından ayrı ayrı istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Asıl dava elatmanın önlenmesi, eski hale getirme, ecrimisil ve kal; birleştirilen dava temliken tescil istemine ilişkindir. Davacılar-birleştirilen davada davalılar vekili, müvekkilleri adına kayıtlı 372 parsel sayılı taşınmaza davalıların ev ile bu evin eklentileri durumunda bulunan ahır, tuvalet, ve tuvalet kuyusu gibi yapıları yaparak tecavüzde bulunduklarını, bu nedenle taşınmaza yapılan elatmanın önlenmesi ve taşınmazın eski hale getirilmesine, söz konusu taşınmazın davacılarca haksız olarak kullanılması sebebiyle toplam 10.000 TL ecrimisil bedelinin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davalılardan alınarak davacılara verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ..., dava konusu 372 parsel sayılı taşınmazın batı hududunda bulunan 149 parsel sayılı taşınmazın kendisine ait olduğunu, kendisinin davacılardan ... ile anlaştığını ve bunun üzerine ...'ın parselinin doğu kısmında bulunan DSİ kanal ve yoluna ulaşmak için yer verdiğini, verdiği yer kadar da kendisinin de davacı ...'a taşınmazın kuzey doğu köşesinden yer verdiğini, yaklaşık 30 yıla yakın süreden beri bu şekilde kullanmakta olduklarını, kendisine verilen kısmı yol olarak kullandığını, kendisinin verdiği yere de ... tarafından kavak ağacı dikildiğini, yolu davacıların bilgileri ve muvafakatleri dahilinde kullandığını,

149 parsel sayılı taşınmazı kardeşi ...'e sattığını, daha sonra 10 yıllığına icar ettiğini ve halen burayı kendisinin kullanmakta olduğunu ve evde de kendisinin oturduğunu beyan ederek, davanın reddini savunmuştur.

Davalılar/ birleştirilen davada davacılar .... vekili, müvekkillerinin 359 parsel sayılı tanışmazın malikleri olduğunu, müvekkillerinin kullanmış olduğu ve davacıların 372 nolu parseline bitişik sınırının hiçbir surette değişmediğini, davacılar ile müvekkilleri arasında sınır noktasında geçmişte bir mutakabat sağlanmış olduğunu ve müvekkillerinin bu mutakabat çerçevesinde ağaç dikmek ve bina yapmak suretiyle 30 yıla aşkındır kullanmakta olduklarını, davacılar ile fiili kullanım sınırlarının 30 yılı aşkındır nizasız ve fazılasız süre gelmekte olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

Birleştirilen davada davacılar vekili, müvekkillerinin 359 parsel sayılı taşınmazın maliki olduklarını, iş bu taşınmazın davalılara ait 372 nolu parsele komşu olduklarını, davalılar ile müvekkilleri arasında sınır noktasında geçmişte bir mutabakat sağlandığını ve müvekkillerinin bu mutabakat çerçevesinde yerlerine ağaç dikmek ve bina yapmak suretiyle 30 yılı aşkın süredir kullana geldiklerini, müvekkillerinin yerlerine samanlık ahır ve ev yaptıklarını, müvekkillerine ait ev, samanlık ve ahırın kısmen davalılar parselinde kaldığını belirterek davacılara ait 372 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapusunun iptali ile uygun bir bedel mukabilinde müvekkilleri adına temliken tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece; asıl davanın kısmen kabul- kısmen reddine, birleştirilen davanın reddine karar verilmişlerdir.

Hükmü davalılar/ birleştirilen davada davacılar vekili ile müdahil davalı ... ayrı ayrı temyiz etmiştir.

Bilindiği üzere; Türk Medeni Kanunun 683. maddesi hükmünce bir şeye malik olan kimse hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şeyden (eşyadan) dilediği gibi kullanma ve tasarrufta bulunma yetkisine de sahiptir. Kanunun 684. maddesine göre de, malik olan kimse o şeyin bütünleyici parçalarına da malik sayılır. Bütünleyici parçadan maksat yerel adetlere göre asıl şeyin temel unsuru olan ve o şey yok edilmedikçe, zarara uğratılmadıkça veya yapısı değiştirilmedikçe ondan ayrılmasına olanak bulunmayan parçadır. Kanunun 688. maddesinin öngördüğü kurala göre de, paylı mülkiyette birden çok kimse maddi olarak bölünmüş olmayan o şeyin tamamına belli paylarda malik olur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun (13.6.1984 tarih ve 1982/358 Esas, 1984/710 Karar sayılı, yine 26.10.2005 tarih 2005/14-587 Esas, 2005/609 Karar sayılı, 2010/4-4 Esas, 2010/56 Karar sayılı ilamlarında) açıklandığı üzere el atmanın önlenmesinin yanı sıra yıkım isteminin de söz konusu olduğu hallerde tüm müşterek maliklerin davada yer almaları gereklidir.

Somut olaya gelince; asıl davada el atmanın önlenmesi ve kal talep edildiğinden, 359 sayılı parsel maliklerinin tümüne husumet yöneltilmesi zorunludur. Mahkemece kayıt maliklerinden Timur Serçe’ye husumet yöneltilmeden hüküm kurulması ve davalı (ölü) ... mirasçılarının taraf sıfatı bulunmadığından haklarında hüküm kurulmasına yer olmadığına şeklinde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.

Müdahil davalı ...’in temyiz itirazlarına gelince; mahkemece 6100 sayılı HMK'nin 31. maddesi gereğince hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında ...’in 22.02.2016 havale tarihli dilekçesi açıklattırılarak, davada talebinin ne olduğu açık bir şekilde tespit edilip, asli müdahil olduğunun anlaşılması halinde harç ikmal edildikten sonra davalının savunma ve delilleri toplanarak bir karar verilmesi gerekirken, asli müdahilin talepleri hakkında tahkikat yapılmaması ve bir hüküm kurulmaması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Kabule göre de; dava konusu taleple ilgili "..." ye yönelik açılan davada "Alp'in" adı davacı vekilinin sonradan ibraz ettiği dilekçe ile "Ali" olarak tashih edilmiş olmasına karşın karar başlığında adının "Alp" olarak yazılması ve bu kişi (Ali Serçe) yönünden bir hüküm kurulmaması da doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar/birleştirilen davada davacılar vekili ile müdahil davalı ...’in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.11.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/17489, K. 2020/7006, 9 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Karar
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/17489
Karar No
2020/7006
Tarih
9 Kasım 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2016/17489 K.2020/15065
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2016/17490 K.2020/15068
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2016/17496 K.2020/14818
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/17499 K.2020/7157
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2016/17499 K.2020/15057
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/17502 K.2020/7620

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.