KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/17517 E., 2020/5400 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.02.2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.12.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi kayyım vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, 473 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın giderilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar ... vd kayyımı vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK'nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut olaya gelince; tapu kayıt maliklerinden...)’ın kimlik bilgilerine ulaşılamadığı gerekçesiyle İzmir Defterdarı’nın bu kişilere kayyım olarak atandığı, yargılamanın kayyım huzurunda yapıldığı görülmüştür. Ne var ki, tapu kaydı ile nüfus kayıtlarının incelenmesinde bu kişilerin ölü oldukları anlaşıldığından davanın kayyım huzurunda görülmesi doğru değildir.
Mahkemece, adı geçen kayıt maliklerinin mirasçılarını gösterir mirasçılık belgesinin ibraz ettirilmesi, tespit edilecek mirasçıların davaya dahil edilmesi, taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/17517, K. 2020/5400, 24 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama