KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/18536 E., 2017/7323 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
1.100 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 02.06.2001 gününde verilen dilekçe ile asıl ve birleştirilen davalarda tapu iptali ve tescil talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14.01.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ..., ..., ... ve davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı arsa sahibi, yüklenici ile aralarında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yapılmakta olan inşaatta kendisine ait olan dairelerin mülkiyetinin tespitini ve elatmanın önlenmesini istemiştir.
Birleştirilen davalar ise; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ile yükleniciye bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümün temlik alınması nedeniyle açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleştirilen davaların ise kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, hüküm Dairemizce eksik iş bedelinin tamamının depo edilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, birleştirilen dosya davacıları ..., ..., ... ve davalı ... Belediyesi vekili temyiz etmiştir.
1)Yapılan yargılamaya, toplanan delilere ve dosya kapsamına göre birleşen dosya davacıları ..., ..., ... tüm, davalı ... Belediyesi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2) ... Belediyesi vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden;
Dava, arsa sahibi ile yüklenici arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yükleniciye bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümün temlik alındığı iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Arsa sahibi ile aralarında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi bulunan yükleniciden, sözleşmede ona bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümü temlik alan üçüncü kişinin arsa sahibini (borçluyu) ifaya zorlayabilmesi için bazı koşulların varlığı gerekir. Gerçekten, Borçlar Kanununun 167. maddesi gereğince.
“Borçlu, temlike vakıf olduğu zaman; temlik edene karşı haiz olduğu defileri, temellük edene karşı dahi dermeyan edebilir.” Buna göre temliki öğrenen borçlu, temlik olmasaydı önceki alacaklıya karşı ne tür defiler ileri sürebilecekse, aynı defileri yeni alacaklıya (temlik alan üçüncü kişiye) karşı da ileri sürebilir.
Temlikin konusu, yüklenicinin arsa payı karşılığı arsa sahibi ile yaptığı sözleşme uyarınca hak kazandığı gerçek alacak ne ise o olacağından, temlik eden yüklenicinin arsa sahibinden hak kazanmadığını üçüncü kişiye temlik etmesi arsa sahibi bakımından önemsizdir.
Diğer taraftan, yüklenici arsa sahibine karşı öncelikli edimini tamamen veya kısmen yerine getirmeden kazanacağı şahsi hakkı üçüncü kişiye temlik etmişse, üçüncü kişi Borçlar Kanununun 81. maddesi hükmünden yararlanma hakkı bulunan arsa sahibini ifaya zorlayamaz.
Somut olayda, dosyadaki bilgi ve belgelerden yüklenicinin edimini tam olarak yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Dava tarihi itibariyle davalı arsa maliklerinden tapu devri yapmaları talep edilemeyeceği için davalı arsa maliklerinin aleyhlerine dava açılmasına sebebiyet vermediği anlaşılmaktadır. Mahkemece bu husus dikkate alınmadan arsa maliki ... Belediyesinin de yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması doğru görülmemişse de bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7 maddesi uyarınca hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/18536, K. 2017/7323, 9 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama