KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/265 E., 2016/1006 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.12.2013 gününde verilen dilekçe ile terekeye temsilci atanması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.05.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, ..... İli, ..... İlçesi, .... Köyü 101 ada 7 ve 18 sayılı parseller, ..... Köyü 102 ada 214, 221 ve 232 sayılı parseller, ..... Köyü 112 ada 1 parsel, 142 ada 8 parsel, 171 ada 9 parsel, 190 ada 10, 11, 59 ve 84 sayılı parseller ile ..... Köyü 424 ve 427 parsel sayılı taşınmazların muris ... adına kayıtlı olduğunu, murisin vefatı ile geriye mirasçıları olarak kendisi ve davalıların kaldığını, mirasçılar arasında .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/312 Esas sayılı dosyasında görülen muvazaa nedeniyle kira sözleşmesinin iptali davasını takip ve sonuçlandırmak üzere terekeye mümessil tayin edilmesini istemiştir.
Mahkemece, miras ortaklığına ...'un temsilci olarak atanmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan dava dışı ...'un tereke temsilcisi atanmasına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalının tereke temsilcisinin şahsına yönelik yaptığı temyiz itirazlarının incelenmesine gelince. Miras ortaklığı temsilcisi özel kayyım niteliğindedir (TMK m. 640). Türk Medeni Kanununun 431. maddesi uyarınca vasi tayininde usul kayyım (mümessil) için de uygulanır.
Türk Medeni Kanununun 422. maddesi gereğince vasinin sıfatına karşı yapılan itirazları veya vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme görevi ile ilgili yasal hükümlerin mümessile yapılan itirazın ya da kaçınma sebeplerinin incelenmesinde de gözetilmesi zorunludur. Vesayet makamının itirazı reddetmesi halinde itirazı denetim makamının incelemesi gerekir.
Türk Medeni Kanununun 397. maddesinde belirtilen denetim makamı görevi; asliye hukuk mahkemesine aittir (5133 s. K. m. 2-3, TMK m. 397/2). Öyle ise miras ortaklığı temsilcisinin (TMK m. 640/3) şahsına yönelik itiraza ilişkin dilekçenin görev yönünden reddiyle yukarıda açıklanan kurallar çerçevesinde değerlendirilip gereği yapılmak üzere dosyanın mahalline iadesine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/265, K. 2016/1006, 27 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama