KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/336 E., 2018/2442 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2018
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
....
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 09.10.2014 gününde verilen dilekçe ile geçici tescil şerhi konulması olmaz ise alacak talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08.04.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, geçici tescil olmaz ise tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davadaki istemin dayanağı, davalı yüklenici ile dava dışı arsa sahipleri arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve yüklenicinin davacıya şahsi hakkını devretmesine ilişkin “alacağın temliki” (alacağın devri) sözleşmesidir. Davacı satın aldığı dairenin kendisine 30.12.2014 tarihinde teslim edileceği kararlaştırıldığından hak kaybına uğramamak için tapu kaydına TMK.nun 1011. maddesi uyarınca geçici tescil şerhi yazılmasına, sözleşmenin geçerli olarak kurulmadığının veya herhangi bir nedenle geçersiz olduğunun kabulü halinde davalıya ödenen 134.506 TL'nin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre zenginleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir
TMK.nun 1011. Maddesi uyarınca geçici tescil şerhi, iddia edilen bir ayni hakkın güvence altına alınması gerekiyorsa, tasarruf yetkisini belirleyen belgelerdeki noksanlıkların sonradan tamamlanmasına kanun olanak tanıyorsa verilebilir.
Somut olayda davacı, alacağın temliki suretiyle edindiği kişisel hakka dayanarak talepte bulunmaktadır. Anılan kanun hükmü uyarınca yukarıda değinilen koşullar oluşmadığından tapu kaydına geçici tescil şerhi verilmesi mümkün değildir. Davanın reddi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/336, K. 2018/2442, 29 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama