İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/3542 K.2018/6498

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.09.2014 gününde verilen dilekçe ile inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil ya da tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 13.10.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi…

Esas2016/3542Karar2018/6498Tarih9 Ekim 2018Okuma5 dk · 913 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2016/3542 E., 2018/6498 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Ekim 2018
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

913 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.09.2014 gününde verilen dilekçe ile inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil ya da tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 13.10.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat isteğine ilişkindir.

Davacı vekili, dava konusu 8280 ada 3 parsel sayılı taşınmazı müvekkilinin kendi birikimi ile satın aldığını, yurt dışında yaşaması ve dava konusu taşınmazın kamulaştırılacağının duyulması nedeniyle, taşınmazın dava dışı babası .... adına tescil edildiğini, babasının da taşınmazı davalıya devrettiğini beyan ederek dava konusu taşınmazın müvekkili adına tesciline mümkün olmaması halinde fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 300.000,00TL tazminatın tapuda işlem tarihinden itibaren en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmü, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.

1)Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.

2)Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile; dava dilekçesinde dava değeri 300.000,00TL belirterek dava açılmış olup; mahkemece, dava reddedildiğine göre davada kendini vekil ile temsil ettiren davalı yararına nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken maktu vekalet ücreti takdiri doğru görülmemiş hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekillerinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde davalı tarafa iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.10.2018 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (Muhalif)

KARŞI OY

Davacı vekili, dava konusu taşınmazın, parası müvekkili tarafından verilmek suretiyle satın alındığını, müvekkilinin yurt dışında çalışıyor olması ve taşınmazla ilgili olarak kamulaştırma işlemleri de bulunması sebebiyle mülkiyetini üzerine almadığını, taşınmazın tapu devrinin inandığı ve güvendiği dava dışı babası ... üzerine yapıldığını, ancak kardeşi davalının 80 yaşındaki hasta babasını çeşitli baskılarla yıldırmak suretiyle, aslında babasına ait olmayıp, müvekkiline ait olduğunu bildiği taşınmazı tapuda haksız olarak devraldığını belirterek, taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.

Mahkemece, davanın inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescili olduğu, davacının iddiasını yazılı delille ispatlayamadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili, inanç sözleşmesinin müvekkili ile davada taraf olmayan babası... arasında bulunduğunu; müvekkili ile davalı kardeşi arasında inanç sözleşmesi bulunmadığını, davalının muvazaalı işlemle dava konusu taşınmazı ...'den devraldığını belirterek, mahkemece verilen davanın reddine ilişkin hükmün bozulmasını talep etmiştir.

6110 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 31. maddesinde yer alan, “Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.” hükmü gereğince, davacı tarafa mahkemece davası açıklattırılmalıdır. Çünkü, HMK'nun 31 ve 33. maddeleri hükümleriyle.

04.06.1958 gün ve 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince; davada maddi olayları açıklama taraflara, ileri sürülen olayları hukuken nitelemek ve uygulanacak yasa hükmünü tespit etmek hâkime ait bir görevdir.

Bu hukuksal nedenle, hâkim, bildirilen maddi olaylarla belirlenen dava kapsamıyla sınırlı ve bağlı kalacak, eğer ileri sürülen olgular belirsiz ya da çelişkili ise, ilgilisinden ek bilgi almak suretiyle açıklığa kavuşturacak, uyuşmazlığa uygulanacak yasa hükümlerini bulacaktır.

Bir davada, birden çok hukuki sebebin bir arada incelenebilmesi bu nedenlerden birinin, diğerinin incelenmesine imkan verecek nitelikte olmasına bağlıdır (Hukuk Genel Kurulunun 09.01.1974 Tarih ve 1972/2-584-12 sayılı kararı). Hata, hile ve gabin, bir davada kademeli olarak incelenebilir. Dayanılmış ise "ehliyetsizlik" iddiası, hata, hile ve gabin iddiasından önce incelenir.

Dava konusu olaya gelince; davacı vekili, dava konusu taşınmazın aslında davacı müvekkilinin parasıyla satın alındığını; müvekkilinin yurt dışında yaşaması nedeniyle, tapusunun tarafların her ikisinin de babası olan davada taraf gösterilmeyen ....'e inançlı işlemle tescil ettirildiğini; davalının, bu durumu bilmesine rağmen hiç bir hukuki dayanağı bulunmaksızın, davacının zararına, dava konusu taşınmazı babasından baskıyla devraldığını belirtmiştir.

Mahkemece, açıklanan maddi olaya uygun düşmeyen hukuki nitelendirmede bulunulmuş, davacı ile davalı arasında inanç ilişkisi bulunduğu varsayılarak dava çözülmeye çalışılmıştır. Oysa, inanç ilişkisinin davada taraf olmayan .... ile davacı arasında bulunduğu; muvazaalı işleminin ise sözleşmenin tarafı olmayan davacı zararına, ... ile davalı arasında yapıldığı iddia olunmaktadır. Mahkemece, uyuşmazlığın tespitinde ve dolayısıyla hukuki nitelendirmesinde hata yapıldığından, davacı ile davalı arasında inanç ilişkisi ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddi yönündeki hüküm hukuka uygun değildir.

Davacı taraf, dava dışı ... ile kendisi arasında inanç ilişkisi bulunduğunu; ... ile davalının ise kendisini zarara uğratmak amacıyla, taşınmazın davalıya muvazaalı sözleşmeyle devredildiği iddiasını ileri sürdüğüne göre, birbiriyle bağlantılı birden çok hukuki sebebin bir arada incelenebilmesi mümkün ve bu nedenlerden birinin, diğerinin incelenmesine imkan verecek nitelikte olmasından dolayı her iki iddianın ayrı ayrı ele alınmak suretiyle uyuşmazlığın çözümü, bu nedenle de önceki malik ... ile davalı arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğunun kabulü gerekir.

Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, davacı ile ilk el durumundaki dava dışı ... arasındaki hukuki ilişkinin açıklığa kavuşturulabilmesi için dava dışı ...’in davada yer almasının zorunlu olduğu gözetilmeden sonuca gidilmiş olması hatalıdır.

Hal böyle olunca, ilk el durumundaki ...’ün davada yer almasının sağlanması, iddianın şahsi hakka dayanması nedeniyle yukarıda açıklanan ilkeler ve Dairemizin 12.04.2018 tarihli, 2015/10405 E., 2018/2974 K. sayılı kararında belirtilen muhalefet şerhi çerçevesinde, senede karşı tanıkla ispat yasağından söz edilemeyeceği nazara alınarak, öncelikle davacı ile ... arasındaki inanç ilişkisinin açıklığa kavuşturulması, daha sonra davalıya ... tarafından yapılan tapudaki devir işleminin muvazaalı olup olmadığının, davacı sözleşmenin tarafı olmadığından her türlü delille ispatının mümkün olduğu nazara alınarak, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar gözetilmeksizin yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.

Hükmün bu gerekçelerle bozulması gerekirken, sadece vekalet ücreti yönünden bozulması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyorum.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/3542, K. 2018/6498, 9 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. Karşı Oy
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/3542
Karar No
2018/6498
Tarih
9 Ekim 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/3545 K.2018/6495
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/3546 K.2018/6434
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/3547 K.2018/6435
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/3548 K.2018/6441
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/3550 K.2018/6563
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/3551 K.2018/6439

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.