KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/3795 E., 2018/9338 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2018
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.09.2014 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.12.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, 12 adet taşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesini talep etmiştir.
Davalılardan ..., davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazlardaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılardan ... temyiz etmiştir.
1)Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre, davalının dava konusu ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, 5706 parsel, 5712 parsel, 5260 parsel, 569 parsel, 600 parsel, 1527 parsel, 2272 parsel, 2447 parsel, 2288 parsel, 2846 parsel, 3826 parsel, 5708 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları yerinde olmadığından reddi ile bu parsellere ilişkin hükmün onanması gerekmiştir.
2) Davalının 3394 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun, “Taleple bağlılık ilkesi” kenar başlıklı 26. maddesine göre, hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.
Davada talep olmamasına rağmen, 3394 parsel yönünden hüküm kurulmuştur. Davacı, bu parsel için talepte bulunmadığını bildirmesine rağmen bu parsel yönünden de ortaklığın satış suretiyle giderilmesi talebe aykırı olduğundan doğru değildir,bu parsel yönünden redde karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/3795, K. 2018/9338, 20 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama