KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/388 E., 2018/5097 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.03.2013 gününde verilen dilekçe ile irtifak hakkına elatmanın önlenmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.06.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ KARAR _
Dava irtifak hakkına elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir, Davacı kurum vekili, davalıların maliki bulunduğu 963 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacının irtifak hakkını ihlal eder şekilde inşaat yaptıklarını beyan ederek emniyet mesafelerine vaki elatmanın önlenmesi ve kal isteğinde bulunmuştur. Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalıların maliki olduğu ve davacı lehine enerji nakil hattı nedeniyle irtifak hakkı kurulan 963 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın irtifak hakkının emniyet mesafesine tecavüzlü bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir Hükmü, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, 21.11.2014 tarihinde yerinde yapılan keşif sonucu alınan uzman elektrik, inşaat ve haritacı bilirkişiler tarafından düzenlenen 01.12.2014 tarihli ve 19.03.2015 tarihli ek raporda, dava konusu taşınmaz üzerindeki binanın Elektrik Kuvvetli Akım Yönetmeliğinin 44 ve 46. maddeleri uyarınca yatay ve düşey emniyet mesafelerinin sağlanması için irtifak alanı içinde yataydan tamamen, düşeyden 1,6 metre tecavüzlü olan 2. normal çatı katının 70 m2'lik kısmının yıkılması gerektiği bildirilmiştir.
Ne var ki dosya içerisinde yer alan ve hükme esas alınan rapor ve krokiler hüküm kurmaya elverişli ve yeterli değildir. Bilirkişi raporuna ait kroki üzerinde irtifak hakkının yatay ve düşeyde ihlal edilen kısımlarının açık ve net olarak, Dairemizce de izlenebilir şekilde gösterilmediği, bu nedenle de krokinin infaza uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece bilirkişilere ek rapor düzenlettirilerek, gerekirse mahallinde yeniden keşif yapılarak davalılara ait binanın irtifak alanı içinde yatay ve düşeyde tecavüzlü kısımlarının krokide açık ve net olarak, izlenebilir şekilde gösterildiği infaza uygun kroki düzenlettirildikten sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/388, K. 2018/5097, 5 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama