KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/4509 E., 2017/1225 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2017
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacılar tarafından, davalı aleyhine 03/09/2015 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 26/11/2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Davacılar, miras bırakan ...’nun mirasçılık belgesinin verilmesini istemişlerdir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme, davanın reddine karar vermiştir.
Hükmü, davalı vekili vekalet ücreti yönünden temyiz etmiştir.
1-Davacı ...’nun ölüm tarihi 17.04.2015, davanın açılma tarihi ise 03.09.2015’tir. Davacı ..., dava açılmadan önce öldüğünden yetkisiz vekil tarafından açılan dava nedeniyle usulüne uygun açılmış bir dava dolayısıyla ...’nun aktif dava ehliyeti bulunmadığından reddi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ancak bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/son maddesi gereğince hükmün gerekçesinin değiştirilerek düzeltilmiş gerekçe ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Davanın reddine karar verildiği ancak davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmaktadır. Davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiş ise de bu hususta hükmün bozulması gerekmediğinden hükme “davalı ... Genel Müdürlüğüne izafeten ... ... 2. Bölge Müdürlüğü kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 600 TL vekalet ücretinin davacı ... ’dan alınarak davalıya verilmesine” fıkrasının eklenmesi ve hükmün bu şekilde değiştirilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/4509, K. 2017/1225, 20 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama