KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/4589 E., 2019/1565 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2019
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
14. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ
Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.10.2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.09.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi ... Malmüdürlüğü adına ... Muhakemet Müdürlüğü Hazine vekili ve ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 170 ada 8 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tarafların paylı mülkiyetin bulunduğunu, taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesini talep etmiştir.
Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde ortaklığın giderilmesi koşullarının oluşmadığını, aynen taksim ile ortaklığın giderilmesini talep ettiklerini, aynen taksimin mümkün olmaması halinde davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar ayrı ayrı verdikleri dilekçe ile temyiz etmişlerdir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalıların aşağıdaki (2) numaralı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi halinde satışın ne şekilde yapılacağının hüküm sonucunda gösterilmesi gerekir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalar olup, sonuçta kazanan ve kaybeden taraftan söz edilemeyeceğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin taraflara payları oranında yükletilmesi gerekir.
Mahkemece, ortaklığın 'umuma açık' satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekirken, satış yönteminin 'umuma açık' olduğunun belirtilmemesi ile söz konusu davada, davalılar kendilerini ayrı vekiller ile temsil ettirdiklerinden, her iki davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilerek bu ücretin taraflara payları oranında yükletilmesi gerekirken, tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ise de, belirtilen hususlar kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/4589, K. 2019/1565, 21 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama