KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/5093 E., 2017/2120 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma
Davacılar tarafından, davalılar aleyhine 01/09/2014 ve 12/05/2015 gününde verilen dilekçeler ile mirasın hükmen reddi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17/11/2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ve davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, TMK'nun 605/2. maddesi gereğince açılan mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir.
Davacı vekili ve davacılar, miras bırakan ...'ın terekesinin borca batık olduğunu, mirasın hükmen reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilleri, davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkeme, davanın reddine karar vermiştir.
Hükmü, davacılar ve davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava miras bırakanın yasal mirasçıları tarafından açılmıştır. Davacılar miras bırakanın ölüm tarihinde, terekesinin borca batık olduğunu belirtip bu sebeple terekenin borca batık olduğunun tespitine kararı verilmesini talep etmişlerdir (TMK. m. 605/2).
Yasal mirasçılar, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya miras bırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işleri yapmamış olmaları veya terekeyi sahiplenmemiş bulunmaları halinde terekenin ölüm tarihinde borca batık olduğu yönünde tespit kararı verilmesini isteyebilirler.
Terekeyi sahiplenmiş olan veya sahiplenme anlamına gelen işleri yapan mirasçıların, bundan sonra terekenin borca batık olduğunu ileri sürmeleri Türk Medeni Kanununun 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı olur. Hakkın açıkça kötüye kullanılmasını da hukuk düzeni korumaz.
Türk Medeni Kanunu 605/2 maddesi uyarınca açılan mirasın hükmen reddi istemine ilişkin dava, alacaklılara husumet yöneltilerek görülür.
Somut olayda, mirasçılardan ...’ın mirasbırakanın ölüm tarihinden sonra kamu borcu için yapılandırma talebinde bulunduğu, ...’ın da 2.414,76 TL tutarında ödeme yaptığının bildirildiği görülmüştür. Mirasbırakanın borçlarını ödeme, yapılandırma talebi gibi işlemlerle terekeyi sahiplenen mirasçılar hakkında davanın reddine karar verilmesi doğru ise de mirasbırakanın ölüm tarihinden sonra ödeme yapan ve yapılandırma talebinde bulunan mirasçıların mirasbırakanın alacaklılarından sorularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca dava dilekçesinde, mirasbırakanın Ziraat Bankası’na borcu olduğunun belirtilmiş olmasına karşın Ziraat Bankası’ndan ölüm tarihinde mirasbırakanın borcu olup olmadığının ve ölüm tarihinden sonra mirasçıları tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının, yapılmış ise hangi mirasçılar tarafından ödeme yapıldığının netleştirilmesi ile Ziraat Bankasının alacaklı olması halinde davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması gerekirken bu hususlar göz ardı edilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yukarıda anılan ilkeler gözetilmeksizin karar verildiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/5093, K. 2017/2120, 20 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama