KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/587 E., 2018/5974 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
650 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.04.2006 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 01.12.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... ve mirasçı ... vd. vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Davacı vekili, dava konusu 501 ada 1 parsel sayılı taşınmaz (ifraz sonucu oluşan 501 ada 23, 21, 26 parsel sayılı taşınmazlar ile 5302 ada 3 parsel sayılı taşınmaz) üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Bir kısım davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine. 3 parselle ilgili olarak davalı ..., ..., ..., ...'nun taşınmazlarda pay sahibi olmamaları nedeniyle davanın reddine.
21, 23 ve 26 numaralı parsellerin taraflar arasındaki ortaklığının satış yoluyla giderilmesine (23 parselin üzerindeki hacizle yükümlü olarak satılmasına), dava konusu 26 parsel üzerinde ...'e ait 100.000,00 YTL değerinde ev ile parselin 190.540,00 YTL olan arsa değerinin toplamı 294.540,00 YTL kabul edilerek; satış parasından 100.000,00 YTL / 294.540,00 YTL oranındaki bina bedelinin ...'e ödenmesine, geriye kalan satış bedelinden;128/400 payının ...'e, 161/400 payının ...'e, 111/400 payının ...'a, 21 nolu parselin satış bedelinin 80 pay kabul edilerek.
79/80 payının ...'na,1/80 payının ...'e, 23 nolu parselin satış bedelinin 400 pay kabul edilerek. 251/400 payının ...'e, 149/400 payının ...'na ödenmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... ile davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir.
Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.
Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik (%...) oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etmek ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine ilişkin davalarda taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçaların (muhdesat) kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık olup da bunlar üzerinde bazı paydaşların (ortaklar) hak iddia etmeleri ve öncelikle bu uyuşmazlığın giderilmesini istemeleri halinde o paydaşa görevli mahkemede dava açmak üzere HMK'nın 165. maddesi uyarınca uygun bir süre verilmelidir. Mahkemece verilen süre içerisinde dava açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi, açılmadığı takdirde o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi davaya devam edilmesi gerekir.
Somut olaya gelince;
1-Dava konusu 501 ada 23, 21 ve 5302 ada 3 parsel sayılı taşınmazlar yönünden; yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava konusu 501 ada 26 parsel sayılı taşınmaz yönünden temyiz itirazlarına gelince; davalı ... muhdesat iddiasında bulunmadığı halde, mahkemece dava konusu 501 ada 26 parsel sayılı taşınmaz yönünden muhdesat oranı kurularak satış bedelinin bu oranlara göre paydaşlara dağıtılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş. Bu nedenle dava konusu 501 ada 26 parsel sayılı taşınmaz yönünden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/587, K. 2018/5974, 25 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama