KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/6693 E., 2017/7952 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2017
Karar Metni
251 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.05.2015 gününde verilen dilekçe ile mirasın hükmen reddi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02.02.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 maddesi gereğince mirasın hükmen reddine (terekenin borca batık olduğunun tespitine) ilişkindir.
Bu maddeye dayanan talepler süreye tabi olmayıp, mirasçıların iyiniyetli ya da kötüniyetli olmalarının bir önemi bulunmamaktadır. Murisin ödemeden aczi ölüm tarihine göre belirlenir. Ölüm tarihi itibariyle, murisin tüm malvarlığı terekenin aktifini, tüm borçları ise terekenin pasifini oluşturur. pasifinin aktifinden fazla olması terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir (TMK m.605/2). Ancak, tereke borca batık olmasına rağmen.
Türk Medeni Kanununun 610/2 maddesinde açıklanan şekilde tereke işlemlerine karışan, tereke mallarını gizleyen veya kendine maleden mirasçı, mirası reddedemez. Ayrıca Türk Medeni Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğün 39/2. fıkrası gereğince mirasın reddi yetkisini içeren özel vekaletname sunulması zorunludur.
Somut olayda; terekenin aktif değerinin pasifini karşılayıp karşılamadığıyla ilgili olarak bankalardan bilgi alınmadan, davacının mirası kabul anlamına gelebilecek bir davranışta bulunup bulunmadığı konusunda bir araştırma yapılmadan ve davacı vekilinin mirasın reddi yetkisini içeren özel vekaletname ibraz etmesi sağlanmadan eksik araştırma ile davanın kabulü kararı verilmesi usul ve yasaya uygun görülmemiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/6693, K. 2017/7952, 1 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama