İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/6900 K.2019/5864

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.01.2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04.03.2016 ve 10.09.2012 günlü hükümlerin Yargıtayca incelenmesi davalılardan…

Esas2016/6900Karar2019/5864Tarih25 Eylül 2019Okuma4 dk · 777 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2016/6900 E., 2019/5864 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Eylül 2019
Mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

777 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.01.2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04.03.2016 ve 10.09.2012 günlü hükümlerin Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, İİK'nın 121. maddesi uyarınca yetki belgesine dayalı olarak açılan ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.

Davacı vekili, davalılardan ..., ..., ... ve ...’ın, icra takip dosyasına konu borcu nedeni ile müvekkiline borçlu bulunduğunu, icra hukuk mahkemesinden ortaklığın giderilmesi davası açabilmek için yetki belgesi alındığını beyanla, davalı borçluların diğer davalılarla elbirliği mülkiyet şeklinde malik olduğu 11920 parsel, 6146 ada 8 parsel 2. kat 5 no'lu bağımsız bölüm, 3289 ada 676 parsel, 3289 ada 677 parsel, 3289 ada 678 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın, satış yoluyla giderilmesini talep etmiştir.

Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiş, kararın 01.11.2012 tarihinde kesinleştiği, şerh düşülmüş ve taşınmazlar için İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğunun 2014/4 sayılı satış dosyasında satış işlemlerine başlanarak 11920 parsel haricindeki taşınmazların satışı yapılmıştır.

Davalılardan ... vekili 16.10.2015 tarihli İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesine hitaben yazdığı “Yargılamanın yenilenmesi” dilekçesinde, müvekkilinin 11920 parselde hissedar olduğunu, kendisine yargılama boyunca usulüne uygun tebligat yapılmadığını, dava dilekçesinin “Yengesi” imzasına usulsüz tebliğ edildiğini ve sonraki tebligatların da yine aynı adrese TK m 35’e göre usulsüz tebliğ edildiğini, halbuki davalının Türkiye’de yaşamadığını, tebligatlar usulsüz olduğundan kesinleşme şerhi kaldırılarak yargılamanın yeniden yapılmasını istemiştir.

Davacı vekili ise, ...’a dava dilekçesinin tebliğ edildiği adreste yengesine, satış dosyasında ise yine aynı adrese yapılan tebligatın bizzat davalı ...’a yapıldığını, davalının iddiasının süreci uzatmaya yönelik olduğunu, davacının hissesi olan 11920 parsel dışındaki diğer taşınmazların ihalesinin yapıldığını belirterek yargılamanın yenilenmesi talebinin reddini savunmuştur.

Mahkemece verilen 04.03.2016 tarihli Ek Kararda; İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/220 Esas ve 2012/865 Karar sayılı dava dosyasında dava dilekçesinin ...'ın yengesi "...'a" tebliğ edildiği, tebligat parçasında aynı konutta oturduğuna dair bir şerh olmadığı, bundan sonra yapılan tebligatların da 7201 sayılı Kanunun 35. maddesine göre yapıldığı, yapılan tebligatlar usulsüz olduğundan usulsüz tebligatla verilmiş olan karar ve kesinleşme şerhi sonuç doğurmayacağından kesinleşmiş mahkeme kararından bahsedilemeyeceğini, yargılamanın iadesinin ise kesinleşmiş hükümlere karşı istenebileceğini gerekçe göstererek açılan davanın reddine karar vermiştir.

Hükmü davalı ... vekili, 09.03.2016 tarihli ve 21.03.2016 tarihli dilekçeleri ile temyiz etmiştir.

Davacının sunmuş olduğu dilekçeler, İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/220 Esas ve 2012/865 Karar sayılı hükmünün 11920 sayılı parsel yönünden temyizen incelenmesi talebi olarak kabul edilmiştir.

Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.

Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK'nun 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.

7201 sayılı Tebligat Kanununun;

1- "Bilinen Adreste Tebligat" kenar başlıklı 10. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.

Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.",

2- “Aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçiye tebligat” kenar başlıklı 16. maddesinde, “ Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.”

Birinci ve ikinci fıkralarında, gerçek kişilerle ilgili olarak, muhatabın kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmasından sonra, eğer bu kişi adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecbur olduğu; adresini değiştiren kişinin yeni adres bildirmemesi ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshasının eski adrese ait binanın kapısına asılacağı ve asılma tarihinin tebliğ tarihi sayılacağı hükmüne yer verilmiştir.

Somut olaya gelince; dava dilekçesinin davalılardan ...’a tebliğine ilişkin tebligat parçasında bu adreste oturup oturmadığı ve kendisi adına tebligat yapılan kişinin, aynı konutta yaşayıp yaşamadığı belirtilmeksizin yapılan tebligat usulüne uygun olmamasına rağmen geçerli tebligat yapıldığı kabul edilerek davalıya davada kendisini savunma hakkı tanınmaksızın yokluğunda yargılamaya devam olunarak hüküm verilmesi; usulüne uygun bir tebligat yapılmış olmadığından ve adres kayıt sisteminde adresi bulunup bulunmadığı belirlenmeksizin gerekçeli kararın 35. maddeye göre tebliği usulüne uygun değildir.

Yukarıda açıklandığı üzere davalılardan ...’a usulüne uygun tebligat yapılmadan, usulünce taraf teşkili sağlanmadan ve hukuki dinlenilme hakkı tanınmadan yargılamaya devam olunarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, davalı temyiz eden ...’ın hissedarı olduğu 11920 parsel sayılı taşınmaz yönünden hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 25.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/6900, K. 2019/5864, 25 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/6900
Karar No
2019/5864
Tarih
25 Eylül 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2016/6901 K.2019/3478
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/6902 K.2019/6806
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/6904 K.2019/6749
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/6904 K.2019/5540
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2016/6905 K.2019/3997
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/6905 K.2019/6867

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.