İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/7205 K.2018/8812

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 28.07.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal, karşı davada temliken tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne dair verilen 07.11.2013 günlü…

Esas2016/7205Karar2018/8812Tarih10 Aralık 2018Okuma5 dk · 1.063 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2016/7205 E., 2018/8812 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Aralık 2018
Mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.063 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 28.07.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal, karşı davada temliken tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne dair verilen 07.11.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı- karşı davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava; mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve kal, karşı dava; Türk Medeni Kanunun 725. maddesine dayanan temliken tescil istemine ilişkindir.

Davacı ve karşı davalı vekili, müvekkilinin maliki olduğu 18 No'lu parsele 19 No'lu parsel içindeki binanın tecavüzü olduğunu davalının iyi niyetli olmadığını belirterek, müdahalenin önlenmesini ve taşkın kısmın kal'ini talep ve dava etmiştir. Davalı ve karşı davacının açtığı davayı da kabul etmediğini ve reddini savunmuştur.

Davalı ve karşı davacı vekili, taşkın olduğu iddia edilen binanın değerinin arsa değerinden fazla olduğunu, iyi niyetli olduklarını, tecavüzlü alanın bedeli mukabilinde müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, karşı tarafın açtığı davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece ilk kararda görevsizlik kararı verilmiştir.

Kararın temyiz edilmesi üzerine dairemizin 18/07/2008 gün ve 2008/8568- 9556 Esas, Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davacı karşı davalının açtığı müdahalenin önlenmesi ve kal istemli davasının reddine, davalı ve karşı davacı vekilinin açmış olduğu temliken tescil davasının kabulüne karar verilmiştir

Hükmün Temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 09/12/2011 gün ve 2012/8708-10493 Esas, Karar sayılı ilamı ile gerekçenin hüküm kısmı ile çelişkili olması nedeni ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda mahkemece; davacı karşı davalının açtığı müdahalenin önlenmesi ve kal istemli davasının reddine, davalı ve karşı davacı vekilinin açmış olduğu temliken tescil davasının kabulüne karar verilmiştir.

Hükmü davacı- karşı davalı vekili ve katılma yolu ile de davalı karşı davacı vekili temyiz etmiştir.

Dairemizin 13/06/2013 gün ve 2013/6069-8970 Esas Karar sayılı ilamı ile davacı- karşı davalı vekilinin temyiz itirazları değerlendirilerek; bilirkişi raporlarına göre davalıların 19 parsel numaralı taşınmazındaki binanın imar uygulaması sonucunda davacının 18 sayılı imar parseline 1.40 m2 tecavüzlü hale geldiği hususunda bir çekişme bulunmadığı, Kesinleşen imar uygulaması sonucunda davalıların binasının bir imar parseli içerisinde bırakılmadığı, yani korunmaya değer görülmediği,

imar planı kesinleşen yerlerde imar parsellerinin ifrazı veya tevhidi mümkün olmadığından imar parseline tecavüzlü yapılar nedeniyle Türk Medeni Kanununun 725. maddesi gereğince temliken tescil istenemeyeceği, mahkemece davacının imar parseline 140 m2 tecavüzlü yerin bedeli 19 sayılı parselin malikleri davalılara ödenmek kaydı ile davacının elatmanın önlenmesi ve kal talebinin kabulüne, davalıların temliken tescil talebinin reddine karar verilmesi gereğince hükmün Bozulmasına karar verilmiştir.

Bozmadan sonra mahkemece önceki kararda ısrar edilmesine karar verilmiştir.

Hükmü; davacı karşı davalı vekili ve katılma yolu ile davalı karşı davacı vekili temyiz etmiştir.

Direnme kararının Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesi üzerine;

Hukuk Genel Kurulunun 16.03.2016 tarih 2014/14-1060 -2016/322 E-K Sayılı ilamı ile;

Mahkemece ikinci bozma ilamına uyularak verilen 06.02.2013 gün ve 2012/1368 E, 2013/118 K, sayılı kararın davacı yanında davalı- karşı davacı vekili tarafından da süresinde katılma yoluyla tamyiz edildiği, özel dairenin 13/06/2013 gün ve 2013/6069-8970 esas karar sayılı bozma ilamında davalı/karşı davacı vekilinin temyiz istemi hakkında bir inceleme yapılarak karar verilmediği ve direnme kararının davalı- karşı davacı vekili tarafından da süresinde temyiz edildiği, Özel Dairece yapılan temyiz incelemesinde davalı(karşı davacı) tarafın temyiz talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesinin zorunlu olduğu bu nedenle davalı- karşı davacı vekilinin temyiz istemi hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.

Açıklanan nedenlerle; Mahkemenin 06.02.2013 gün ve 2012/1368 E, 2013/118 K, sayılı kararının temyiz incelemesinin tekrar ele alınması gerektiğinden yeniden yapılan temyiz incelemesinde;

1)Yapılan yargılamaya toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı/karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,

2)Davacı- karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;

Yasal ayrıcalıklar dışında, Türk Medeni Kanununun 684/1 ve 718/2. maddelerine göre arazinin mülkiyeti ve buna bağlı olan tasarruf hakkı o arazide kalıcı olmak koşuluyla yapılan şeyleri de kapsar. Bu kuralın istisnalarından birisi de 3194 sayılı İmar Kanununun 18/9. maddesinde yer almaktadır. Anılan madde. “Düzenleme sırasında, plan ve mevzuata göre muhafazasında mahzur bulunmayan bir yapı, ancak bir imar parseli içerisinde bırakılabilir.

Tamamının veya bir kısmının plan veya mevzuat hükümlerine göre muhafazası mümkün görülmeyen yapılar ise, birden fazla imar parseline de rastlayabilir. Hisseli bir veya birkaç parsel üzerinde kalan yapıların bedelleri, ilgili parsel sahiplerince yapı sahibine ödenmedikçe ve aralarında başka bir anlaşma temin edilmedikçe veya şüyuu giderilmedikçe, bu yapıların eski sahipleri tarafından kullanılmasına devam olunur” şeklinde düzenlenmiştir.

Getirilen bu özel hüküm ile mütemmim cüz (ayrılmaz parça) olan yapı ile zemin arasındaki hukuki ilişki kesilmiş, bazı durumlarda yapı üzerinde bulunduğu yerin malikinden başkasına bırakılarak imar parsellerinin oluşturulabileceği öngörülmüştür. Böylece yapıların bedelleri ilgili parsel sahiplerince yapı sahibine ödenmediği veya aralarında bu yönde bir anlaşma yapılmadığı ya da ortaklığın giderilmesi davası açılmadığı sürece bu yapıların ömürlerini dolduruncaya kadar eski sahiplerince kullanma imkanı sağlanmış, zemin malikinin tasarruf gücü kısıtlanmıştır.

2981 sayılı Yasanın 3290 sayılı Yasa ile değişik 10/c maddesi ile de aynı doğrultuda hüküm getirilmiştir.

Yukarıda açıklanan ayrıcalıklar ile bir kimse kendi taşınmazı üzerine mütemmim cüz (ayrılmaz parça) niteliğinde yapı inşa etmiş, imar uygulaması sonucu bu yer üçüncü kişiye ait imar parseli içerisinde kalmış ise, imar parseli malikine karşı bedelinin ödenmesi kaydı ile yapı sahibini koruma zorunluluğu duyulmuştur.

Yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olaya gelince; Dosyadaki bilgi ve belgelerden taraflara ait taşınmazın bulunduğu yerde kadastro işlemlerinin yapıldığı, 1998 yılında da imar uygulamasına geçildiği anlaşılmaktadır. Davalı ve karşı davacı, tecavüzün imar uygulamasından kaynaklandığını ileri sürmüştür.

Dosya içerisindeki 10.06.2009, 28.07.2009, 29.09.210 ve 16.06.2011 havale tarihli bilirkişi raporlarına göre davalıların 19 parsel numaralı taşınmazındaki binanın imar uygulaması sonucunda davacının 18 sayılı imar parseline 1.40 m2 tecavüzlü hale geldiği hususunda bir çekişme bulunmamaktadır. Kesinleşen imar uygulaması sonucunda davalıların binasının bir imar parseli içerisinde bırakılmadığı yani korunmaya değer görülmediği anlaşılmaktadır.

Diğer taraftan imar planı kesinleşen yerlerde imar parsellerinin ifrazı veya tevhidi mümkün olmadığından imar parseline tecavüzlü yapılar nedeniyle Türk Medeni Kanununun 725. maddesi gereğince temliken tescil de istenemez.

Dosya kapsamına, toplanan delillere göre; mahkemece davacının imar parseline 140 m2 tecavüzlü yerin bedeli 19 sayılı parselin malikleri davalılara ödenmek kaydı ile davacının elatmanın önlenmesi ve kal talebinin kabulüne, davalıların temliken tescil talebinin reddine karar vermek gerekirken söz konusu binanın tacavüzlü kısmının yıkılmasının fahiş zarar doğuracağından korunması gerektiği şeklindeki bilirkişi raporlarına itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda yazılı nedenlerle 1) Davalı- karşı davacı vekili’nin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2) Davacı- karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 10.12.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/7205, K. 2018/8812, 10 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/7205
Karar No
2018/8812
Tarih
10 Aralık 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2016/7206 K.2018/11758
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2016/7208 K.2018/13005
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2016/7209 K.2018/7410
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2016/7210 K.2018/7950
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2016/7216 K.2018/13092
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/7218 K.2018/15563

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.