KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/7331 E., 2017/1007 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Davalılar
- ..., Hazine v.d.
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.11.2012 gününde verilen dilekçe ile meranın aidiyeti ve sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.03.2015 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi ... vekili tarafından duruşmasız temyiz incelemesi, davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle tayin olunan 23.02.2016 günü için yapılan duruşma sonunda dosya eksiklik nedeniyle mahalline gönderilip eksiklik tamamlanıp geri gelmekle, dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
-KARAR-
Dava, meranın aidiyetinin tespiti ve mera olarak sınırlandırma istemlerine ilişkindir.
Davalı ... vekili ve Hazine vekili davanın redini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davalı ... vekili ve davalı Hazine vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 297/2. maddesi gereğince;
Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Ayrıca, 6100 sayılı HMK'nın 297/2. maddesi gereğince hükmün infaza elverişli olarak kurulması gerekir. Aksi takdirde, hükmün infazı sırasında yeni bazı uyuşmazlıklar ortaya çıkar ve yeni bazı davaların açılması gerekebilir.
Somut olaya gelince; mahkemece ... yaylası olarak bilinen 04/12/2014 havale tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli 1. Kroki de turuncu renkle gösterilen ve üzerine ...yaylası) olarak yazılan yerin mera vasfı ile sınırlandırılmasına ve kullanım hakkının Göndüren
Köyü ve ... Belediyesi tüzel kişiliklerine verilmesine ve özel siciline tesciline karar verilmiştir. Ancak mera olarak sınırlandırılmasına karar verilen yerin yüzölçümü belirlenmdiği gibi, mera olarak sınırlandırılan alanın neresi olduğu tam olarak anlaşılamamaktadır.
Bu durumda mahkemece, mahallinde keşif yapılarak bilirkişilere infaza elverişli rapor ve kroki düzenlettirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/7331, K. 2017/1007, 14 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama