KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/8271 E., 2018/7041 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.05.2015 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.12.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkinidir.
Davacı vekili, davacının paydaşı olduğu dava konusu 2015 ada 1 parsel sayılı taşınmazda 09.04.2015 tarihinde davalıya satılan 479/2400 hisseye yönelik olarak müvekkili tarafından önalım hakkı kullanıldığını belirterek, bu payın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-6100 sayılı HMK’nin 297/2. maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Somut olayda; mahkemece, hüküm sonucunda dava konusu taşınmazda davalı adına kayıtlı payın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş ise de, hüküm sonucunda davalı adına kayıtlı ve iptaline karar verilen payın miktarı açık ve infaza elverişli şekilde gösterilmemiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazlarda iptal edilen ve tesciline karar verilen payların hüküm sonucunda açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ise de bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/8271, K. 2018/7041, 23 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama