İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/8297 K.2018/7658

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 06.12.2013 gününde verilen dilekçe ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan ... iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; ... iptali ve tescil talebinin…

Esas2016/8297Karar2018/7658Tarih12 Kasım 2018Okuma4 dk · 733 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2016/8297 E., 2018/7658 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Kasım 2018
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

733 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 06.12.2013 gününde verilen dilekçe ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan ... iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; ... iptali ve tescil talebinin reddine, tazminat talebinin kabulüne dair verilen 13.02.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan ... iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili, davalılardan ... ile birlikte 396 parsel sayılı taşınmazda birlikte paylı malik iken davalı ...’in payından 500 m2lik kısmını 11.07.1991 tarih 01342 yevmiye no'lu düzenleme şeklinde yapılan satış vaadi sözleşmesi ile müvekkiline satmayı vaadettiğini, bedelin ödendiğini zilyetliğinin teslim edildiğini, taşınmazın müvekkili tarafından kullanıldığını, davalı ...’in tüm hissesini diğer davalı oğlu ...’e bağışladığını belirterek satış vaadi sözleşmesine konu olan 500 m2’lik kısmın karşılığı olan payın iptali ile davacı adına tescilini olmazsa bu kısmın rayiç bedelinin hesaplanarak davalı ... tarafından tazminini talep etmiştir.

Davalı vekili, davanın bağıştan itibaren bir yıl içinde açılması gerektiği ve taşınmazın teslim edildiği iddiasının doğru olmadığı, 10 yıllık zamanaşımı süresinin de dolduğu, davacının taşınmazdaki payını dava dışı ...’den aldığı müvekkili ...’in taşınmazın önceki paydaşı olan ...’in payını kendi payı ile eşit zannettiğinden davacı ile satış vaadi sözleşmesini yaptığını, ancak gerçek bir sözleşme olmadığını, hiçbir bedel alınmadığını, müvekkilinin taşınmazdaki payının fazla olduğunu öğrendikten sonra satışa konu kısmi payın devrini yapmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece davacının ... iptali ve tescil talebinin zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile reddine, davacının ikinci kademedeki tazminat talebinin kabulü ile, 7.700TL’nin davalı ... alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Hükmü, davacı vekili ve davalılar vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.

Kaynağını Türk Borçlar Kanununun 29. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Türk Borçlar Kanununun 237. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı ... iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir.

Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden Borçlar Kanununun 146. maddesi hükmü gereğince on yıllık zamanaşımı süresi uygulanır ve bu süre sözleşmenin ifa olanağının doğması ile işlemeye başlar. Ancak satışı vaat edilen taşınmaz, sözleşme ile veya fiilen satış vaadini kabul eden kişiye yani vaat alacaklısına teslim edilmiş ise on yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılan davalarda zamanaşımı savunması Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde yer alan “dürüst davranma kuralı” ile bağdaşmayacağından dinlenmez.

Yukarıda değinilen ilkelere göre somut olayda; mahkemece davacı ve davalı ...’un dava konusu taşınmazın paydaşı iken pay eşitsizliğini gidermek için 11.07.1991 tarihli satış vaadi sözleşmesini yaptıklarını, davalı ... tarafından sözleşmeye konu kısmının teslim edilmediği, davacının ... iptali ve tescil talebi yönünden satış vaadi sözleşmesine dayanarak ... iptali ve tescil isteme hakkının zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile reddine karar verilmiş ise de;

keşif sırasında taşınmaz başında dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların davacının taşınmazdaki payı dava dışı ...’dan 1991 yılında satın aldıktan sonra taşınmazın eşit olarak bölündüğünü ve o zamandan beri tarafların taşınmazı fiilen 1/2 olarak kullandıklarını beyan ettikleri, dava konusu 396 parsel sayılı taşınmazın 2.752,85 m2'ye tekabül eden 4132 payının davacı ..., 3.307,15 m2'ye tekabül eden 1241/2274 payının davalı ... üzerine kayıtlı olduğu,

... kaydında payların eşit olmadığı ancak mahalli bilirkişi ve tanıkların taşınmazın eşit şekilde kullanıldığına dair beyanları ile davalı vekilinin payların eşitlenmesi düşüncesi ile sözleşmenin yapıldığına dair beyanı dikkate alındığında taşınmazın sataş vaadi sözleşmesine konu 500 m2'lik ksımının zilyetliğinin davacı yana devredildiği ve davalı ...’in taşınmazdaki payının tamamını 29.01.2004 tarihinde sözleşmeyi akamete uğratmak için oğlu olan diğer davalı ...’e muvazaalı olarak devrettiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda mahkemece; satış vaadi sözleşmesine konu kısmın zilyetliği devredildiğinden zamanaşımı savunması Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde yer alan “dürüst davranma kuralı” ile bağdaşmayacağından, 11.07.1991 tarih 01342 yevmiye no'lu düzenleme şeklinde yapılan satış vaadi sözleşmende geçen dava konusu 396 parsel sayılı taşınmazın 500 m2'lik kısmına karşılık gelen payın hesaplanıp bu payın iptal edilerek davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.11.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/8297, K. 2018/7658, 12 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/8297
Karar No
2018/7658
Tarih
12 Kasım 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/8299 K.2018/7681
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2016/8300 K.2018/14936
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/8300 K.2018/7672
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/8301 K.2018/7601
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/8302 K.2018/7626
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2016/8303 K.2018/12818

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.