İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/9839 K.2018/8367

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.11.2013 gününde verilen dilekçe ile ... iptali ve tescil ya da tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 09.11.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı…

Esas2016/9839Karar2018/8367Tarih28 Kasım 2018Okuma5 dk · 1.042 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2016/9839 E., 2018/8367 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Kasım 2018
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.042 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.11.2013 gününde verilen dilekçe ile ... iptali ve tescil ya da tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 09.11.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, şahsi hakka dayalı ... iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.

Davacı, davalı ile birlikte yaklaşık 8 yıldır karı koca gibi yaşadıklarını, icra takiplerinden kurtulmak amacıyla maliki olduğu ... ilçesi, ... Mahallesi 1106 ada 6 parselde kain 1 no'lu dükkan vasfındaki bağımsız bölümü 25.01.2006 tarihinde davalının kardeşi ...'e devrettiğini, onun da 15.03.2006 tarihinde dava dışı ... Tanıtım Eğitim Hizmetleri Ltd.

Şti.'ye devretmiş olup dava dışı bu şirketin de taşınmazı 15.07.2008 tarihinde davalıya tapuda devri karşılığında davalının 13/48 oranında paydaş olduğu ... ilçesi, ...

Köyü 4 parsel sayılı taşınmazın yarısına kendisinin malik olduğunu, ayrıca taşınmaz üzerindeki ev için de harcamalar yaptığını ileri sürerek dava konusu 4 parsel sayılı taşınmazda davalı adına kayıtlı olan payın 1/2'sinin iptali ile adına tescilini, olmadığı taktirde bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı, dava konusu taşınmazdaki payı, dava dışı ... ile aralarında noterde yaptıkları 23.05.2008 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını ve 10.07.2008 tarihinde tapuda tescil işleminin yapıldığını, satış parasını ise maliki olduğu 87 ada 83 parsel D Blokta bulunan 7 no'lu bağımsız bölümün satışından elde ettiği parayla ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davaya konu taşınmazın keşifte belirlenen değeri üzerinden eksik harcın tamamlanması için davacı tarafa kesin süre verildiği, kesin süre içerisinde harcı tamamlamayan davacının adli yardım talebinde bulunduğu, ancak talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle adli yardım talebinin reddine ve kesin süre içerisinde harç tamamlanmadığından HMK'nın 150/1. maddesi hükmü ile 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş; 09.11.2015 tarihli kararı ile de üç aylık yasal süre içerisinde harç yatırılmak suretiyle yenilenmeyen davanın HMK'nın 150/5. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.

6100 Sayılı HMK'nın 336. maddesine göre adli yardım talebinin, asıl talep veya işin karara bağlanacağı mahkemeden; icra ve iflas takiplerinde ise takibin yapılacağı yerdeki icra mahkemesinden isteneceği, kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebinin ise bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya yapılacağı düzenlenmiştir.

Aynı Kanunun adli yardım talebinin incelenmesi başlıklı 337. maddesinde mahkemenin, adli yardım talebi hakkında duruşma yapmaksızın karar verebileceği düzenlenmiş; 11.04.2013 gün ve 6459 Sayılı Kanunun 23. maddesiyle eklenen cümle ile de talep hâlinde incelemenin duruşmalı olarak yapılacağı, adli yardım taleplerinin reddine dair mahkeme kararlarında sunulan bilgi ve belgelerin kabul edilmeme sebebinin açıkça belirtileceği düzenlemesi getirilmiştir.

Yine 6459 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonunda, adli yardım talebi hakkında verilen kararlara karşı itiraz yasa yoluna gidilebileceği; buna göre adli yardım talebinin reddine dair kararlara karşı tebliğinden itibaren bir hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe vermek suretiyle itiraz edilebileceği, kararına itiraz edilen mahkemenin, itirazı incelemesi için dosyayı o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde ise aynı işlere bakmakla görevli en yakın mahkemeye göndereceği, itiraz incelemesi neticesinde verilen kararın kesin olacağı düzenlenmiştir.

03.04.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin 45. maddesine göre adli yardım talebiyle açılan dava ve işlerde adli yardım konusunda bir karar verilinceye kadar harç, gider ve delil avansı alınmaz. Kanunlardaki özel hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.

Somut olayda mahkemece, davaya konu taşınmazın 05.12.2014 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen değeri üzerinden hesaplanacak eksik harcın iki haftalık kesin sürede tamamlanması için davacı tarafa 25.02.2015 tarihli celsede kesin süre verilmiş, duruşma zaptında da kesin sürenin sonuçlarının ihtar edildiği belirtilmiştir. Bunun üzerine davacı vekili 18.03.2015 havale tarihli dilekçesi ile adli yardım talebinde bulunmuş; mahkemece, 15.04.2015 tarihli celsede adli yardım talebinin reddine ve kesin süre içerisinde harç tamamlanmadığından dosyanın işlemden kaldırılmasına; 09.11.2015 tarihli kararı ile de üç aylık yasal süresi içerisinde harç yatırılmak suretiyle yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda, öncelikle adli yardım talebi ile ilgili yasal prosedürün yerine getirilmesi, daha sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.

Kabule göre de, 492 sayılı Harçlar Kanununun 30. maddesi gereğince muhakeme sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz.

Öte yandan, 6100 sayılı HMK’nın 90. maddesi gereğince; süreler, kanunda belirtilir veya hâkim tarafından tespit edilir. Kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, hâkim kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez. Hâkim, kendisinin tespit ettiği süreleri, haklı sebeplerle artırabilir veya eksiltebilir; gerekli gördüğü takdirde, bu konudaki kararından önce tarafları da dinler.

Aynı Kanunun 94. maddesi gereğince; kanunun belirlediği süreler kesindir. Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Aksi hâlde, belirlenen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir. Bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez. Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar.

Kanun ya da hakim tarafından tayin edilmiş olan kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen işlem bazen davanın kaybedilmesi sonuçlarını da doğurmaktadır. Davaların uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere konan kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır.

Bu nedenle de hakim tarafından kesin süre verilirken;

1-Kesin süreye konu işlemin gerekli ve tarafların yerine getirebileceği bir işlem olması,

2-Verilen sürenin işlemin yapılması için yeterli ve makul bir süre olması, duruşma gününe kadar kesin süre nedeniyle yapılacak işlem sonrası başka bir işleme gerek yok ise bu sürenin takip eden duruşma gününe kadar verilmesi,

3-Yapılması gereken iş veya işlemler birer birer, varsa masraflarının da miktarıyla birlikte açıkça gösterilmesi,

4-Sürenin kesin olduğu ve sonuçlarının tarafa açıklanması zorunludur.

Mahkemece, davacı tarafın yatırması gereken eksik dava harcının miktarı açık olarak belirtilmediğinden verilen kesin sürenin usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla eksik dava harcının miktarı açıkça belirtilmeksizin kesin süre içerisinde harcın tamamlanmadığından söz edilerek yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiş; bu nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.11.2018 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/9839, K. 2018/8367, 28 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/9839
Karar No
2018/8367
Tarih
28 Kasım 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2016/9839 K.2018/15176
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2016/9840 K.2018/15175
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2016/9843 K.2018/15756
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/9844 K.2018/13069
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2016/9844 K.2018/8728
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2016/9845 K.2018/15755

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.