KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2017/1592 E., 2017/4300 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.03.2014 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.05.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar, muris ... ile kardeşi, davalıların annesi olan ... arasında.... Noterliğinin 09.04.1992 tarih ... yevmiye numaralı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, sözleşme ile... kendisine miras yoluyla babasından intikal eden ...
Köyü,... parsel,... parsel, ... parsel, ..... parselde kayıtlı toplam 8 parçadan ibaret gayrimenkuldeki hak ve hisselerin tamamının bütün zilyetlik hakları ile birlikte 30.000 TL bedel mukabilinde kati surette satmayı vaad ve taahhüt ettiğini, bedelin nakden ve peşinen ödendiğini, yapılmış olan satış vaadi sözleşmesinin akabinde taşınmazların zilliyetliğinin murise devredildiğini, taşınmazların ... (veya mirasçıları) adına olan tapu kayıtlarının iptali ile muris ... mirasçılık belgesindeki payları oranında adlarına tesciline, mümkün olmazsa murisi adına tesciline,
bu da olmaz ise gerçek zararlarının tespiti ile bu zararlarına karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000 TL'nin davalı taraftan işleyecek faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline veya ödenen bedelin denkleştirici adalet sistemine göre güncel değerinin tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000 TL'nin işleyecek faizi ile birlikte davalı taraftan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar Mevlüt ve ... karşı dava dilekçesinde sözleşmenin zamanaşımına uğradığını, davacının sözleşme konusu taşınmazda zilyetliğinin söz konusu olmadığını, dava konusu satış vaadi sözleşmesinin hile ve gabin sebebiyle geçersiz olduğunu, sözleşmenin iptalini; eğer sözleşme geçerli kabul edilecekse tenkise karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalılara dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi vermedikleri gibi duruşmalara da katılmamışlardır.
Mahkemece öncelikle asıl davanın tefrikine; karşılık sözleşmenin iptali, tenkis isteğine yönelik karşı davanın 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle reddine karar verilmiş; asıl davanın yargılamasına devam edilerek tarafların delilleri toplanmış, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davalılar Mevlüt ve Durmuş vekili temyiz etmiştir.
Dosya içerisindeki tapu kayıtlarından dava konusu 72 ve 75 parsel sayılı taşınmaz kayıtlarının ifraz nedeniyle kapatıldığı, yeni parsellerin oluştuğu anlaşılmaktadır. Bu durumda ifrazen oluşan tapu kayıtlarının getirtilmesi, oluşan yeni parsellerde davalıların.... ... temlike konu payları yönünden karar verilmesi gerekirken işlerliğini yitiren parsel numaraları üzerinden infazı mümkün olmayacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2017/1592, K. 2017/4300, 25 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama