KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2017/2668 E., 2020/7976 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2020
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 29.08.2013 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.04.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ..., ... ve ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Davacılar vekili; dava konusu 18574 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın öncelikle aynen taksim, mümkün olmadığı taktirde satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi talep etmiştir. Mahkemece; davanın kabulüne, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir. Hükmü, davalılar ..., ... ve ... temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir.
Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.
Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik (%...) oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etmek ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Somut olaya gelince; paydaşlar arasında muhdesat iddiası bulunmadığına göre, taşınmazın kullanımı nazara alınarak bilirkişi raporunda gösterildiği şekilde arsa ve bina üzerinden farklı pay hesabı yapılması ve bilirkişi raporuna atıfta bulunularak satış bedelinin dağıtılmasına karar verilmesi doğru değildir. Ortaklar arasında muhdesat iddiasında bulunan olmadığından satış bedelinin tapu kaydındaki ve mirasçılık belgesindeki hisseleri oranında paydaşlara dağıtılacağının gözetilmemesi de yerinde olmayıp yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2017/2668, K. 2020/7976, 1 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama