İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2017/2790 K.2017/5037

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 22.09.2004 gününde verilen dilekçe ile vasiyetnamenin iptal ve tenkis talebi üzerine yapılan muhakeme sonunda; vasiyetnamenin iptali taleplerin kabulüne dair verilen 16.03.215 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı…

Esas2017/2790Karar2017/5037Tarih13 Haziran 2017Okuma5 dk · 1.068 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2017/2790 E., 2017/5037 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Haziran 2017
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.068 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 22.09.2004 gününde verilen dilekçe ile vasiyetnamenin iptal ve tenkis talebi üzerine yapılan muhakeme sonunda; vasiyetnamenin iptali taleplerin kabulüne dair verilen 16.03.215 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili duruşmasız olarak davalılar vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 05.04.2016 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Av. ... ile karşı taraf temyiz eden davalı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KA R A R

Dava vasiyetnamenin iptali ikinci kademede tenkis talebine ilişkindir.

Davacılar vekili, muris ... davacı müvekkillerinden ...ile ...'in kızkardeşleri , davacı ...'in de kızı , davalı ...... de eşi olduğunu , muris ... 09/05/2002 tarihinde çocuksuz olarak vefat ettiğini, davalının... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2004/161 Esas sayılı dosyasında vasiyetnamenin tenfizi talebi ile dava açtığını , müvekkillerinin de bu şekilde yapılan vasiyetnameden haberdar olduklarını, iptali talep edilen vasiyetnamenin Amerika Birleşik Devletleri ...

Eyaleti Denver Bölgesi'nde görev yapan USAF - ABD Hava Kuvvetleri Yetkilisi .... tarafından onaylanmış 7 Aralık 2007 günlü vasiyetname olduğunu, bu vasiyetname ile murisin gerek Türkiye'de gerekse Amerika Birleşik Devletleri'ndeki menkul - gayrimenkul malları ile tüm maddi değerlerini davalıya bıraktığını, vasiyetnamenin Türk Medeni Yasası'nın öngördüğü şekilde ve yetkili makamlarca yapılmadığını ve onaylanmadığını, ayrıca vasiyetnamenin murisin el yazısı ile hazırlanmadığı gerekçesi ile şekil şartını da taşımadığını, noterlikçe düzenleme şeklinde yapılmadığını,

murisin vasiyetnamenin hazırlandığı tarihlerde kanser hastalığının en ağır dönemlerini yaşamakta olduğunu ve kemoterapi tedavisi gördüğünü, çok yakın ölüm korkusu ve kullanmakta olduğu ilaçlar ile uygulanan tedavilerin yan etkileri nedeni ile vasiyetnamenin düzenlenmesi için gerekli temyiz kudretinden ve ayırt etme gücünden yoksun olduğunu, murisin vasiyet alacaklısı davalı eşi tarafından yönlendirilerek psikolojik baskı altında bu vasiyetnameyi yapması için zorlandığını belirterek vasiyetnamenin iptaline ,

vasiyetnamenin iptaline yönelik talebin reddi halinde aynı vasiyetnamenin davacı müvekkillerinin saklı paylarını aşan kısmı bakımından tenkisine davacıların saklı paylarını aşan ve vasiyetten yararlanan davalının uhdesinde bulunan , bulunacak tereke kısmının davacı müvekkillerine iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili vasiyeti iptal davası açma hakkının davacının tasarrufu , iptal sebebini ve kendisinden hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl geçmekle düşeceğini, dava konusu vasiyetin 07/12/2001 tarihli olup , miras bırakanın 09/05/2002 'de vefat ettiğini, vasiyetnameden başından beri haberdar olan davacıların müvekkili ve muris arasındaki evliliğin Amerika'da gerçekleşmesi ve Türkiye'deki ilgili nüfus müdürlüğüne zamanında bildirilmemesi nedeni ile o tarihlerde müvekkilinin henüz nüfus kayıtlarında murisin eşi olarak görünmemesini fırsat bilerek alelacele veraset ilamı aldıklarını,

murisin babas... kalan gayrimenkullerin hemen hemen tümünde müvekkilini dışarıda bırakarak kendi üzerilerine intikal yaptırdıklarını, bu olayda davacıların kötü niyetlerini açıkça ortaya koymakta olduğunu, bahsedilen intikallerin tarihlerinin 28 Mart 2003 olduğunu, bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, öncelikle bu sebepten davanın reddedilmesi gerektiğini , dava konusu vasiyetin her türlü şekil şartına uygun olarak tanzim edildiğini, vasiyetnamenin Birleşik Devletler 10 Sayılı Kanunu'nun 1044a.bölümündeki yetkiye dayanarak düzenlendiğini, vasiyetname tarihinde murisin henüz kemoterapi tedavisi görmediğini,

bu tedaviden sonra dahi murisin bilincinin ve temyiz kudretinin yerinde olduğunu, tanıklarında İzmir 12 Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasındaki beyanlarında, murisin akıl sağlığının son ana kadar yerinde olduğunu belirttiklerini, eğer davacıların iddiaları doğru olsa idi murisin Türkiye'de olduğu dönemde ve kendi ailesinin yanındayken bir başka deyişle var olduğu iddia edilen psikolojik baskı kalktığı an ilgili vasiyeti iptal ettirmeleri gerektiğini, belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece vasiyetnamenin iptali talebinin reddine, tenkis isteminin kabulüne karar verilmiştir. Hükmü davacılar vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir

Mahkeme zorunlu nedenlerle kararını gerekçesi ile birlikte yazmadan, yalnız hüküm sonucunu tefhim etmekle yetinebilir. Bu halde de tefhim edilen hüküm sonucunun açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde duruşma tutanağına geçirilmesi ve okunması gerekir. (HUMK. 318/2,388 maddesi son fıkra) Bu şekilde, tefhim edilen hüküm sonucuna kısa karar denir. Kısa karar hüküm fıkrası niteliğinde olduğu için kısa kararın tefhimi ile hüküm hukuki varlık kazanır.

Diğer yandan mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı HUMK'nun 388. maddesinde de belirtilmiştir.Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında birer birer duraksamaya yer bırakmayacak biçimde gösterilmesi gerekir. Aynı kural HUMK'nun 389. maddesinde de benimsenmiştir.

Keza HUMK'nun 381. maddesinde (kararın tefhimi en az 388. maddesi hükmünde belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçilerek okunması suretiyle olur.) düzenlenmesine yer verilmiştir.

Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği olup, aksi halin yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratacağında kuşku yoktur. Bir başka ifadeyle kamu düzeni ve barışın tehlikeye düşeceği açıktır. (..... H. M. Usuli adlı eseri, 2001 baskılı sh. 2952, 2953)

Somut olayda mahkemece Murisin terekesine dahil... ili... İlçe ... Mah , 448 ada, 5 parselde kayıtlı taşınmaz ile ... İli, ... İlçesi, ... Mah. 27353 ada, 11 parsel , ... İli ... İlçesi... Mah 7560 ada, 6 nolu parsel, ... İli ... İlçesi ...Mah 967 parsel , ... İli ... İlçesi ...Mah. 6018 ada, 12 parselde 1 nolu daire, ... İli .... İlçesi ...Mah 6018 ada 12 parselde iki nolu daire , ... İli... İlçesi ... Mah 23515 ada, 1 parsel ,... İli... İlçesi ....

Mah. 23090 ada, 2 ve 1 nolu parsellerde muris .... hisselerinin tapusunun iptali ile bu hissenin 6 pay kabul edilerek , 3 payının ...'e , 1er'den 3 payının da ....,. ve birleşen dosya davacısı .... adına tapuya tespit ve tesciline karar verilmiştir.

Ancak dosya içerisinde bulunan tapu kayıtlarından 6018 ada 12 parsel sayılı taşınmazın murisi babası ... adına kayıtlı olduğu, 448 ada 5 parsel sayılı taşınmazın verasete iştirak şeklinde murisin babası ... ve dava dışı üçüncü kişiler adına kayıtlı olduğu, 7560 ada 6 parsel 26 nolu bağımsız bölümün davacılar ... ve ... adına elbirliği mülkiyeti şeklinde kayıtlı olduğu, 27353 ada 11 parsel sayılı taşınmazın 127/15704 hissesinin davacılar ......ve ... adına elbirliği mülkiyeti şeklinde kayıtlı olduğu, 967 parsel sayılı taşınmazın davacılar Şaziye, ... ve ... adına elbirliği mülkiyeti şeklinde kayıtlı olduğu,

23490 ada 1 parsel sayılı taşınmazda 24999/608540 hissenin davacılar ., .... ve ... adına elbirliği mülkiyeti şeklinde kayıtlı olduğu, 23490 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 10389/161400 hissesinin davacılar ... adına elbirliği mülkiyeti şeklinde kayıtlı olduğu 23515 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının ise imar sebebiyle kapatılmış olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda bahsedildiği gibi mahkmece muris ... hisselerinin tapusunun iptaline karar verilmiştir.

Ancak tapu kayıtlarının incelenmesinde murisin tapuda üzerine intikal eden bir hissesi bulunmamaktadır. Mahkemece ... hisseleri belirlenerek hangi oranda tapunun iptal edileceği açık ve infaza elverişli şekilde belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 1480 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalıya, 1480 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacılara verilmesine istek halinde peşin yatıranlara temyiz harcının yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.06.2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2017/2790, K. 2017/5037, 13 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/2790
Karar No
2017/5037
Tarih
13 Haziran 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2017/2790 K.2017/3646
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2017/2790 K.2017/5130
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2017/2795 K.2017/4861
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2017/2796 K.2017/5000
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2017/2799 K.2017/7420
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2017/2799 K.2017/3787

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.