İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2017/2995 K.2020/2966

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.02.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 20.02.2017 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili…

Esas2017/2995Karar2020/2966Tarih10 Mart 2020Okuma4 dk · 758 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2017/2995 E., 2020/2966 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Mart 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

758 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.02.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 20.02.2017 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, kadastro tespiti sırasında tapu kaydına dayalı olarak davalı ... adına harmanyeri vasfıyla tespit ve tescil edilen 552 ada 1 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması ile oluşan ve yine davalı ... adına arsa vasfıyla tescil edilen 4119 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17 ve 18 parsel sayılı taşınmazların, 1580 sayılı Belediye Kanununun 159. maddesi gereğince vasıfları değiştirilerek belediye mülkiyetine geçirilmesinin ve başka amaçlarla belediye tarafından kullanılmasının mümkün olmadığını belirterek,

dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescillerine karar verilmesini talep etmiş; yargılama sırasında, dava konusu taşınmazlar T.C.

Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığına devredildiğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 125. maddesi uyarınca davalı ... aleyhine tazminat isteminde bulunmuş ve sonrasında 03.02.2017 tarihli dilekçeyle taraflar arasında imzalanan sulh protokolünü sunarak, söz konusu sulh protokolü doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuş; son duruşmada sulh protokolü doğrultusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ettiğini beyan etmiştir.

Mahkemece, tarafların sulh oldukları gerekçesiyle dava konusu uyuşmazlık hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve toplam 20.002,03 TL nisbi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına karar verilmiştir.

Hükmü, davalı vekili yargılama giderleri yönünden temyiz etmiştir.

1) Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre hükmü temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2)Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 314. maddesinde, “Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.”; 315. maddesinde ise, “Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.” hükümlerine yer verilmiştir.

Öte yandan, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/1. maddesinde mahkemelerin usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdireceği belirtilmektedir. Bilindiği gibi, hakimin davadan el çekmesini gerektiren, davayı sonuçlandıran kararlarına nihai kararlar denilmektedir. Nihai kararlar, usule ilişkin nihai kararlar veya esasa ilişkin nihai kararlar (hükümler) olmak üzere ikiye ayrılır.

Usule ilişkin nihai kararlar, davanın esasıyla ilgili olmayan kararlar olup, başka bir ifade ile mahkemenin maddi hukuk bakımından değil de usul hukuku bakımından verdiği kararlardır Bu nedenle, mahkemece verilen görevsizlik, yetkisizlik, davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararlar usule ilişkin nihai kararlar olduğu gibi, dava şartı yokluğu nedeni ile verilen, usulden ret kararları (HMK m.115/2) da, usule ilişkin nihai kararlardır.

Esasa ilişkin kararlar ise, hakimin uyuşmazlığın esasını inceleyerek verdiği kararlardır (HMK m. 294/1). Yani davada ileri sürülen taleplerin maddi hukuk açısından incelenerek esas bakımından kabul veya reddine ya da kısmen kabul ve kısmen reddine ilişkin kararlardır. (Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s.3005).

Usule ilişkin nihai kararlardan ve davanın konusuz kalması halinde verilecek kararlardan maktu karar ve ilam harcı alınır (Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Bası Cilt 5, syf 5314).

Somut olayda;

Davacı vekili tarafından ibraz edilen sulh protokolünün 6. maddesinde, yargılama giderlerinin davalı tarafından ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı vekili 03.02.2017 tarihli dilekçeyle, 292.356,93 TL üzerinden hesap edilecek nisbi vekalet ücreti ile yapılan yargılama giderlerinin sulh protokolünün 6. maddesi gereği davalı üzerinde bırakılmasını istemiştir. Davalı vekili ise, yargılama giderleri ile vekalet ücreti yönünden sulh protokolü doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 315. maddesi gereğince esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulmuş ve Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 31,40 TL başvuru harcı ile 19.970,90 TL peşin harç olmak üzere toplam 20.002,03 TL nisbi harcın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Mahkemece, uyuşmazlık maddi hukuk açısından incelenerek esasa yönelik bir karar verilmediğinden, başka bir ifadeyle verilen karar esasa ilişkin nihai karar niteliğinde olmadığından, maktu karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca hükmedilmesi doğru değil ise de, bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438/7. maddesi uyarınca hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bent uyarınca davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm sonucunun 3. bendi hükümden çıkarılarak yerine "3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 31,40 TL maktu karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına," ibaresinin eklenmesine, hükmün DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 10.03.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2017/2995, K. 2020/2966, 10 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/2995
Karar No
2020/2966
Tarih
10 Mart 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2017/2996 K.2020/3002
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2017/2997 K.2020/2967
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2017/2998 K.2020/2969
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/3027 K.2020/256
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2017/3039 K.2020/1331
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/3047 K.2020/4691

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.