KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2017/3128 E., 2017/5318 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2017
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.12.2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02.07.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı, 997 parsel sayılı taşınmazda aynen taksim mümkün olmazsa ortaklığın satış suretiyle giderilmesini dava ve talep etmiştir.
Bir kısım davalılar davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, 997 parsel sayılı taşınmazda ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalı ...'ın aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davalı ...'ın diğer temyiz itirazlarına gelince;
Somut uyuşmazlıkta, dava konusu 997 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/a maddesi gereğince yenileme tescili yapılıp kapatılarak 175 ada 7 parsel numarasını aldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, davacının istemi kabul edilerek 997 parsel sayılı taşınmaz hakkında hüküm kurulmuş ise de, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/a maddesi gereğince yenileme tescili sonucu anılan taşınmazın sayfası kapatılmış olduğundan, bu parsel hakkında hüküm kurulması infazda tereddüte neden olacaktır.
Mahkemece, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/a maddesi gereğince yenileme tescili sonucu oluşan 175 ada 7 parselle ilgili olarak bir karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüte neden olacak biçimde 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/a maddesi gereğince yenileme tescili sonucu sayfası kapatılan 997 sayılı parsel hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiş ise de bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2017/3128, K. 2017/5318, 20 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama